Edgar Degas kimdir? Hayatı ve eserleri

kihaes 12/31/2021 0

Edgar Degas kimdir? Hayatı ve eserleri: (1834-1917) Fransız, ressam. Güncel yaşam etkin­likleri içindeki insan figürünün bir anlık görünümlerini, İzlenimcilik’in (Empresyonizm) kıvraklığı ile Klasizm’in kesinliğini bütünleştiren bir üslupla işlemiştir. Hilarie Gennain Edgar de Gas 19 Temmuz 1834’te Paris’te doğdu, 27 Eylül 1917’dc aynı kentte öldü. Fransız ve İtalyan karışımı bir aileden gelen orta halli bir bankerin oğluydu. Bu nedenle hiçbir zaman para sıkıntısı çekmedi. Sanatçı olma isteği de ailesince desteklendi. Önce Felix-Joseph Barrias’ın yönetimin­de gravür çalıştı. Dürer, Mantegna, Rembrandt ve Goya gibi ressamların Cabinet des Estamps’daki gravürlerini inceledi. 1854’te Ingres’nin izleyicilerin­den Neo-Klasik (Yeni-Klasikçi) bir ressam olan Louis Lamothe’un atölyesine girdi. Ingres’le de tanıştı. 1855’te Güzel Sanatlar Okulu’na girdi. Ancak akade­mik programı sürekli olarak izlemedi. 1854-1859 arasında Napoli ve Floransa’da kalarak İtalyan sanatı­nın büyük ustalarını inceledi. 1862’dc Manet ve realist bir sanat kuramcısı olan Edmond Duranty (1833­1880) ile dostluk kurdu. Manet’nin çevresindeki İzlenimciler’in (Empresyonistler) toplantı ve etkinliklerine düzenli olarak katıldı. 1870’te başlayan Fransız-Alman Savaşı nedeniyle gönüllü olarak orduya katıldı. 1872’de ABD’ye gitti, New Orleans’daki amcasının yanında bir yıl kaldı.

1874-1886 arasında izlenimci
sergilerin düzenle­mesine büyük katkılarda bulundu. 1889-1892 arasın­da
Fransa’nın çeşitli bölgelerindeki gezileri sırasında yaptığı 40 resmi Duran
Ruel Galerisi’nde sergiledi. Bu onun yaşamı boyunca açtığı tek kişisel sergi
oldu. Savaş sırasında geçirdiği ağır bir hastalık nedeniyle rahatsızlanan
gözleri 1886’dan sonra iyice bozuldu. Son yıllarını tam anlamıyla kör olarak ve
büyük bir yalnızlık içinde geçirdi.

Edgar Degas 1860’a değin süren sanatının ilk
dönemini bir üslup arayışı içinde geçirmiştir. Bu dönemde yaptığı tarihsel
konulu resimler daha çok Ingres’nin çizgisel üslubunun etkilerini taşır. Bunlar
bütünün ve ele alınan biçimlerin birbiriyle uyumu açısından çok başarılı
değildir. Figürler gerek konu, gerekse biçim açısından birbiriyle bağdaşmazlar.
Genel eğilimi ve biçimsel yaklaşımı, klasik gelenekle realist bir bakış
arasında bölünmüştür.

1865-1872 arasında Manet ile birlikte
at yarışı konularını işlemiştir. Yalnızca bu döneminde, öbür İzlenimciler gibi,
açık havada çalışmış, uyumlu ve kıvrak bir çizginin biçimlediği bir resim
anlayışına yönelmiştir. Çeşitli kompozisyonlarında ve Manet portrelerinde, bu
sıralarda ilgilenmeye başladığı Ja­pon tahta baskılarının (estamp) da etkisiyle
resmin kuruluşunda simetrik olmayan bir şema geliştirmiştir. Uzaktan bir bakış
açısı içinde ele aldığı bu portreler­de, pozlandırmanın doğallığı ve gösterdiği
teknik ustalık, dönemin portreciliğinde eşine az rastlanır özelliklerdir.

Amerika gezisi sırasında yaptığı New
Orleans’ta Pamuk Pazarı, Degas’nın 1873 öncesi yönelişlerinin bir bireşimi
niteliğindedir. Sanatın temel ilkelerinden ödün vermeden, klasik gelenekle
kendi gerçekçi yaklaşımını bütünleştirme sorununu bu yapıtta kesin bir çözüme
kavuşturmuştur. Gerek kompozisyon ve biçim, gerekse fırça işçiliği, ne tam
anlamıyla klasik ne de izlenimci niteliktedir.

Edgar Degas İzlenimcilik akımının önderlerinden
biri­dir. Ancak hiçbir zaman, katıksız izlenimci ilkelere göre hareket
etmemiştir. Akademik kurallar kadar, İzlenimciler’in biçimleri eriterek
kaynaştıran yaklaşı­mına da karşı durmuştur. En çok izlenimci olduğu dönemde
bile Ingres’nin sade ve çizgisel biçimciliğini, Manet ve öbür İzlenimciler’in
resimde kuruluşu olanaklar elverdiğince dışlayan tutumuna yeğlemiştir. Nitekim
giderek desenin ağır bastığı çizgisel bir üslupta diretmesi sonucu onlara ters
bile düşmüştür. Açık havada pek az çalışmış, ışığı da yalnızca biçimi
belirleyici bir öğe olarak vurgulamıştır.

Degas’nın üslubu 1880’lere doğru daha
bireysel bir boyut kazanmıştır. Bu aşamadan sonraki konuları daha çok
balerinler, yıkanan kadınlar, çeşidi eğlence yerlerindeki yaşam ile ilgilidir.
Bu dönemde güncel uğraşlar içindeki İnsanın hareketlerini yakalama tut­kusu, o
güne değin rastlanmadık düzeyde çarpıcı bir realizme ulaşmıştır. Dans eden, ütü
yapan, süslenen, yıkanan kadınları konu aldığı resimlerinde ütü ütüle­menin
sıkıcılığını esneme ya da keselenmenin fiziksel güçlüğünü kürek kemiklerine
yansıyan değişiklikler gibi can alıcı ayrıntılarla anlatmada büyük bir ustalık
göstermiştir. Bu pozlar en çirkin, kaba ve zor biçimleri içinde bile
kendilerine özgü bir doğallık ve dirimsellik içerir. Özellikle figürü sırttan
ele aldığı yıkanma sahneleri, modelin haberi olmadan yapılmış gibi doğal bir
izlenim uyandırır. Edgar Degas, insan anato­misini tam anlamıyla dikkate almaz, ama idealleştir­mekten
de kaçınır. Bu bağlam içinde geleneksel kadın figürü, tüm çekiciliğini yitiren
yeni bir boyut kazanır.

Öteki İzlenimciler gibi Degas da
kahve, bar ve gösteri salonlarında geçen döneminin eğlence yaşamı­nı, olduğu
gibi yansıtmıştır. Ancak figürlerini duygu ve konu açısından çevrelerinden ve
çevrelerindekiler- den ayırarak tam bir yalnızlık içinde betimlemiştir. Figüre
neredeyse nesnelleştirilmiş bir boyut kazandırmakla çağdaş sanat anlayışının
ilk örneklerinden birini vermiştir.

Degas’nın resimlerinde sahneye bakış
açısının seçimi, biçimsel açıdan belirleyici bir rol oynar. Konuya ya çok
yakından ya da yandan bakar. Bu bakış açısı, figürleri resmin kenarlarından
birine doğru iten bir kompozisyon düzenine yol açar. Öte yandan Japon tahta
baskılarından (estamp) esinlene­rek geliştirdiği perspektif anlayışı,
kompozisyonun daha çok iki boyutlu bir yapı içinde algılanmasına neden olur.

Edgar Degas görme duygusu zayıfladıktan sonra
yağlı­boyayı bırakmış, yalnız pasteli kullanmıştır. Hem yağlıboyaları hem de
pastelleri renk açısından 18.VV resim anlayışını çağrıştırır.

Yaşamının son yıllarında 74 tane küçük
boyutlu heykel yapmıştır. Bunlarda genellikle balerinleri, yıkanan kadınları ve
atları konu almış, hareketi yakalamada resimlerindekine denk bir başarı göster­miştir.
Çoğu balmumu olan bu heykeller ölümünden sonra bronza dökülmüştür.

Edgar Degas Eserleri:

Resim:

  1. Yarış
    Pisti,
    1869-1872, Louvre, Paris;
  2. New
    Orleans’da Pamuk Pazarı, 1873, Güzel Sanatlar Müzesi, Pau/Fransa;
  3. Dans
    Sınıfı, 1876,
    Louvre, Paris;
  4. Absinthe, 1876, Louvre, Paris; Amhassadeurs’de
    Konser, 1876-18
    77, Güzel Sanatlar Müzesi, Lvons;
  5. Yarıştan
    Önce,
    1876-1878, Paul Rosenberg Galerisi, New York;
  6. Pabuçlarını
    Düzelten Balerinler, 1883, Sanat Müze­si, Cleveland;
  7. İki
    Çamaşıra Kadın, 1884, Louvre, Paris;
  8. Şapkacı
    Dükkânı, 1885,
    Chicago Sanat Enstitüsü;
  9. Opera
    Locasından Görülen Balet, 1885, Philadelphia Sanat Mü­zesi;
  10. Banyo Leğeni, 1886, Hill-Stead Müzesi, Connecticut;
  11. Kuaför, 1892-1895, Ulusal Galeri, Londra;
  12. Banyodan
    Sonra, 1898,
    Louvre, Paris;
  13. Balerinler, 1899.

Heykel:

  1. Şahlanan
    At,
    1865-1881, Metropolitan Sanat Müzesi, New York;
  2. On Dört Yaşındaki Balerin Kız, 1880, Louvre, Paris.

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri
Ansiklopedisi, Cilt 31, Anadolu yayıncılık, 1984.

Yorumlar kapalı.