Şeref Taşlıova kimdir? Hayatı ve eserleri

kihaes 12/10/2014 0

Şeref Taşlıova kimdir? Hayatı ve eserleri: Günümüz saz şiirini temsil eden Çobanoğlu, Îlhamî, Reyhanı, Deryamı gibi ünlü âşıklardan olan Taşlıova, aynı zamanda, âşıklık geleneğini, halk hikâyesi tasniflerini “âşık havası” denilen musiki makamlarını ve folklorumuzu iyi bilen, yazan, öğreten, programlar hazırlayan bir usta âşık olmakla tanınıyor.

Kars’ın Çıldır ilçesi, Gülyüzü köyünde doğan Şeref, yedi yaşında babasını kay­betti, annesi onu ilkokuldan sonra bir süre öğretmen okulunda da okuttu. İstida­dı daha ilkokulda görünmüş, sazla türküler çağırmış, sonra da ilk ustası Âşık Kasım’ın çırağı olarak yeteneğini geliştirmişti.

1964 yılında Kars Radyosu’nda programlar yapmaya başladı, dergilerde folk­lor ve âşıklık geleneği üzerine yazıları çıktı, adı geçen beş arkadaşı ile beraber 22 yıl Âşıklar Bayramı ve yıllar boyu İstanbul Festivali’nin yıldızlarından oldu.

Yine arkadaşları gibi yıllarca Avrupa’daki Türkleri saz ve sözle şenlendirip ibretlendirdi; Amerika, Japon, Ingiliz, Fransız TV’leri onunla ilgili programlar yap­tılar. Londra’da yapılan Milletlerarası Hikâye Yarışmaları’nda (Story Telling) bü­yük ilgi gördü.. Binden fazla şiiri, dergilerde, TRT’de yayımlanmıştır. Kendi haya­tını ve karakterini şu zarif koşmada dile getirmiştir.

Bindokuz yüz otuz sekiz,

Nisan doğum ayım benim Taşlıova, soyadımız;

Salihgiller soyum benim.

Doğuda Serhat, Kars ili,

Meşhurdur Çıldır’m Gölü.

Tabiat nakışlı halı,

Gülyüzü’dür köyüm benim.

Anam Nergiz, babam Hacı,

Üç kardeşiz, iki bacı.

Şeref der konuşmam acı,

Yumuşaktır huyum benim.

(Bir doksan bir boyum benim.)


KARŞILIĞIDIR

Neşe ile keder, geceyle gündüz,

Biri birisinin karşılığıdır.

Gelir ile gider, eğri ile düz,

Biri birisinin karşılığıdır.

Cimri ile cömert yokluk ile yar,

Yiğit ile namert zarar ile kâr.

Yumuşak ile sert geniş ile dar,

Biri birisinin karşılığıdır.

Zeval ile kemal, zar ile kolay,

İnanç ile emel, güneş ile ay.

Sevap ile cemal, kısmet ile pay,

Biri birisinin karşılığıdır.

Gafil ile ehil, toprak ile taş,

Deniz ile sahil, kuru ile yaş.

Alim ile cahil, sulh ile savaş,

Biri birisinin karşılığıdır.

Dayaz ile derin, azlıkla çokluk,

Bugün ile yarın, varlıkla yokluk.

Sıcak ile serin, açlıkla tokluk,

Biri birisinin karşılığıdır.

Sabur ile sebat, kalemle yazı,

Vatan ile nöbet, şehitle gazi.

Gurbet ile hasret, yarayla sızı,

Biri birisinin karşılığıdır.

ŞEREF ile ölmek, imanla Kur’an, Yaşamakla bulmak meydanla insan. Ağlamakla gülmek, zamanla mekan, Biri birisinin karşılığıdır.

GURBET ELLERİN

Başım duman, gözüm yaşlı dolandım,

Çekilmez çilesi gurbet ellerin.

Hasretlik derdiyle kavruldum, yandım,

Büyüktür belası gurbet ellerin.

Herkes kendisine bir insan iken,

Öz halince sultan iken, han iken.

Yiğit kendisine bir aslan iken,

Olurmuş kölesi gurbet ellerin.

Gurbetin günleri gamdır ataştır,

Gündüz hayal, gece gözlerin yaştır.

Sarayda yaşayan şah olsan boştur,

Yıkılsın kalesi gurbet ellerin.

Gözüne görünmez dünyanın süsü,

Kulağından gitmez vatanın sesi.

Bülbül beğenmemiş altın kafesi,

Bu mudur alası gurbet ellerin.

ŞEREF der gurbetin aşını nedem,

Kazancını nedem işini nedem.

Toprağını nedem taşını nedem,

Olur mu sılası gurbet ellerin.

KAYNAK: TÜRK EDEBİYATI 4. CİLT, AHMET KABAKLI, TÜRK EDEBİYATI VAKFI YAYINLARI, İSTANBUL

Yorumlar kapalı.