Mahseti Gencevî kimdir? Hayatı ve eserleri

kihaes 06/02/2014 0

Mahseti Gencevî kimdir? Hayatı ve eserleri: Mahseti Gencevî, XII. yüzyıl Azerbaycan şiiri  tarihinde önemli yer  tutan şairlerden  birisidir.  Azerbaycan  edebiyatında  ilk  şaire  kabul  edilmektedir. Mahseti  Hanım’ın  hayatı  hakkında  çok  fazla  bilgi  yoktur.  Eski  tezkirecilerin verdiği  bilgiye  göre,  Mahseti,  XI.  asrın  sonlarında  Gence’de  dünyaya gelmiştir. Onun  iyi bir müzisyen olduğu, Gence’de hükümdar  sarayına yakın olduğu,  Gence  hatibinin  oğlu  Emir  Ahmet  ile  edebî  münakaşası  sonunda şehirden sürgün edildiği yazılıdır. Daha sonra Mahseti ile Emir Ahmet arasındaki münakaşa  halk  arasında  anlatıla  anlatıla  destana  dönüşmüştür.  Eski tezkirecilerden  “Tezkiretü’ş-Şüerâ”nın müellifi Devletşah Semerkandî’den  İran, Hindistan  ve  Orta  Asya  tezkirecilerine  kadar  bütün  tezkireciler  eserlerinde Mahseti Hanım’dan bahsetmişler ve onun şiirlerinden örnekler vermişlerdir.

Birçok  kaynakta  bahsedildiğine  göre Mahseti  çok  şiir  yazmıştır. Ancak bunların çoğu  zamanla kaybolmuş, birçoğu da Özbek Hanı Abdullah’ın Herat’ı aldığı zamanlarda mahvolmuştur. Yüzyıllardan beri cönklerden  cönklere  aktarılarak günümüze kadar gelip ulaşan Mahseti  şiiri,  nice  heveslilere  ilham  kaynağı, nice  sanat  eserlerine konu olmuştur.  Asırlar  öncesinde  hayatının  etrafında  destanlar  oluşturulan  Mahseti Gencevî’nin  günümüzde  de  piyeslerde,  romanlarda  motif  olması,  onun unutulmazlığını ortaya koymaktadır. M. S. Ordubadî’nin “Ġılınc ve Ġelem” adlı romanı buna en güzel örnektir.

Muhabbet  ve  güzellik  şairesi  olan  Mahseti  Gencevî,  rübâîleriyle  ün yapmıştır. Mahseti Gencevî’nin rübâîlerinden örnekler:

Meni kâm almağa ġoymadı zaman,

Gücü çatan ġeder éyledi divan.

Déyesen ehd étmiş, dolandıġca héy,

Meni de özüyle herletsin dövran.

Éy ağıllı ġoca, déyilsen nâşı,

Torpaġ eleyenin cavandır yaşı.

Dé, yavaş elesin, çünkü bu torpaġ

Perviz bedenidir, Kéyġubad başı.

Damın her kerpici, her évin tağı,

Bir şah kellesidir, vezir barmağı,

Héyvanın basdığı her ġarış torpaġ,

Gözel saçlarıdır, cânan yanağı.

Dün kâşı kûzemi daşlara çaldım,

Ser{oşdum, bilmedim elimden saldım,

Kûze dile gelib dédi ki: “Men de

Senin kimi idim, bu güne ġaldım”.

Ġelbine éşġden söz yazan bir kes,

Bir lehze ömrüne puç déyebilmez.

Bir hemdem aradıġ ömrümüz boyu,

Bize hemdem oldu yanıġ bir nefes

Özgeden héç zaman gözleme kömek,

Ġuru budaġ kölge salmaz, éy ürek,

Ġenaet ezizler, tamah {ar éder,

Az olan şéylere genâet gerek.

Bir ġelp pulu bizden almırlar, inan!

Süpürer hamını ecel dünyadan,

┬erabatdan çı{ıb dédi bir ġoca:

“Şâd yaşa, torpaġda ço{ yatacaġsan.”

┬aġın başında ger olsan da bir tac,

Ağladar seni de bir gün éhtiyac.

┬alġın derdine ġal, ona ya{ın ol,

Ġor{ o günden özün olasan möhtac.

Bu dünya bir ġızıl kûzeye benzer;

Suyu gâh şirindir, gâh da ki zeher.

Ço{ da öyünme ki, uzundur ömrün,

Ecel köhleninde hazırdır yeher.

Hünerin sefâsı acıdır müdam,

Odur, hüner suyu içmir bir adam.

Alçaġ adamların cehâlet odu

Hüneri küleye vérmişdir tamam.

Boy bu{unu, çiyin nöġsanlıdan dâd,

Nâmerd kişilerden ya{şıdır arvad…

Bîvefa dostlardan düşmen ya{şıdır,

É’tibarsız dostu yadından çı{art.

┬erâbet yéridir igid erlerin,

Burda yéri yo{dur bed göherlerin.

Hörmetle ġedem ġoy bu yola, çünki

Yéri déyil bura hilegerlerin.

Elimde ġedehle senin küçenden,

Her géce, sévgilim, ser{oş kéçdim men.

Éşgi şerab kimi tökdüm ġedehe,

Hûşa gétdim, düşüb sındı elimden.

Gözel, ba{, bir menem, bir sen, ne {oş hâl.

Nûş édek şerabı, çoşsun cah celâl.

Géce yâr zülfü tek uzansın, felek!

Sübhün açarını sen ġuyuya sal!

Bazara gétmişdim bir cüme günü,

Gördüm keklik alıb sarın üstünü.

Téz téz déyir ona: “Cefâ vérenin

Bir gün béle ġal{ar göylere ünü.”

Sen ġessabsan, men se ġurbanınam, baġ,

Dözerem çatsa da sümüye bıçaġ.

Âdetdir, satırsan kesdiyini sen,

Meni öldürsen de, gel satma, ancaġ!

İġbal gelib bu gün kâşânemize,

Dünya déyir indi: ” Bir ġulam size,

Dövlet ki, ağıllı a{tarar daim,

İndi kömekçidir taléyinize”.

Arvadla kişini bağlayır kebin,

Bu işe yol vérir şeriet, âyin.

Menimse kebinim bir rübâîdir,

Var mı bu kebine yol véren bir din?

Sene dem vérirem gül dodağımdan,

Ġara zülflerimden, şu{ yanağımdan,

Mest, ayıġ, ya {umar, reġs éleyirem,

Çenk çalıram senin ġarşında her an.

Zülfün camâlına bir yaraşıġdır,

┬erâbet ehline nurdur, işıġdır.

Éy Şerġ güneşinin nuru, {oş geldin!

Gözeller şahına ġapı açıġdır.

Meni dodağında satın al, cânan!

Mekke ġapısına apar, ét ġurban.

Günahım var ise ġoy zindan olsun

Men tek günahkâra çah-i zene{dan.

Ömrün bu dünyada ebedî olsun,

Könlün seadetle, şadlıġla dolsun.

Senin isteyine uymayan başlar,

Sürahı başı tek bedensiz ġalsın.

Ġarışġa yol salar şeker üzüne,

Söykener lâleye benövşe yéne.

O gümüş üzünden bir {encer çı{ar,

Vurar bu dünyanı biri birine.

Yaşıl otlar üste cilvelenir gül,

Bülbül şûre gelib açır şirin dil,

Onlar her ikisi héyran olmuşlar:

Gül gödek ömrüne, tekliye bülbül.

Her meclis çiçekle, gülle bezener,

Köyneyi cırılmış uşağa benzer.

Terleyib ġızarmış, heyâlı ġönce,

Ağzında tutmuşdur, sanki sim ü zer.

Bağ alışıb yandı ġırmızı gülden,

Bir gül köyneyidir ömrümüz hemen;

Ecelin küleyi yırtmamış onu,

Gül ile bâdeni bura{ma elden.

Gül dédi: “Bir serv ġametli eger,

Olsa, gözel bağı bir cennet éder.”

Méh te‘ne vurdu ki: “Ġonşun tikândı,

Ġonşudur çirkinle daim gözeller.”

Yétmez mi ġeribe vérdin işkence,

Cefanın hüdudu olmaz mı, sence?!

Démişdin: “Gence’de kâme yétersen,

İndi bu men, bu sen, ba{, bu da Gence!..”

Hicrinde gündüzüm géce oldu, yâr!

Zamanın elinden könlüm ġan ağlar.

Gönder {eyâlını bize bir géce,

Görsün néce üzür meni intizâr.

İslâdır mektubu gözümün nemi,

Ġan renge boyayır her bir reġemi.

Ġelem de menim tek derdini çekir,

Başıyla ağlayır yazdıġca ġemi.

KAYNAK: İRAN TÜRK EDEBİYATI ANTOLOJİSİ, Yard. Doç. Dr. Ali KAFKASYALI, ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ BASIMEVİ ERZURUM-2002

Yorumlar kapalı.