Mahmud İbn-i Mehmed (Mirim Çelebi) kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

kihaes 12/29/2015 0

Mahmud İbn-i Mehmed (Mirim Çelebi) kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: Onuncu hicri asırda İstanbul’da yetişen kozmoğrafyacılardandır. Fazilet erbabı ve ulema arasında «Mirim Çelebi» denmekle meşhur idi. Adı geçen meşhur Osmanlı riyaziyecilerinden Kadızade-i Rumi denmekle meşhur olan Salahaddin Musa’nın torunu Kutbuddin Mehmed’in oğludur. Böylece babası cihetinden hem Kadızade, hem de Ali Kusçu’nun torunu olduğu gibi, anne cihetinden de 877 -881 (1472- 1476) tarihleri arasında İstanbul Kadılığında bulunan Osmanlı ulemasının en kıymetlilerinden Hocazade Mevlana Muslihiddin’in torunudur. Katib Çelebi (Hacı Kalfa) (Keşfü’z-Zünun)’da (Fethiye Şerhi)’nde terceme sahibini Ali Kuşçu’­nun kız kardeşinin oğlu olmak üzere gösteriyorsa da Mirim Çelebi’nin Uluğ Bey (Zic)’ine yazmış olduğu şerhde Ali Kuşçu’ya dede nisbet edilmesi bu sözün yanlışlığa dayandığını isbat eder. Mirim Çelebi, ilk önce tedavüldeki ilimleri İstanbul’da tahsil etmiş ve bilhassa Hocazade Sinan Paşa’ya hizmet ve mülazemet etmekle olgunluk kazanmıştır. Mumaileyh evvela Gelibolu Medresesine müderris tayin edilmiş ve oradan Edirne Taşlık Medresesine daha sonra Bursa’da Manastır Medresesi müderrisliğine terfi’ etmiştir. Daha sonra fazilet ve irfanına mebni Sultan Bayezid İbn-i Sultan Mehmed Han Hazretlerine muallim tayin edilmiş ve bu sultanın saltanatı zamanında mertebeleri kat’ederek nihayet Sultan Birinci Selim tarafından 925 (1519) senesinde Anadolu Kazaskerliğine tayin edilmişti. Bu hizmetten ayrıldıktan sonra hac farizasını ifa etmek üzere Hicaz’a gitmiş ve akabinde Edirne’ye dönerek vefatına kadar orada ikamet etmiştir. Mirim Çelebi 931 (1525 senesinde Edirne’de vefat etmiştir. Kasımpaşa Camii avlusunda medfundur. Sultan Bayezid İbn-i Sultan Meh­med Han hazretlerinin saltanatlarında, bu padişahın teşviki ile memleketimizde riyaziye ve hey’et ilimlerinin terakkisine hayli hizmet etmiş ve birçok risale te’lif etmiştir:

  1. (Düsturu’l-Amel ve Tashihu’l-Cedvel) adında bir kitabı vardır ki (Uluğ Bey Ziyci) üzerine Sultan Bayezid’in emri ile yazılmış, Farsça bir şerhtir. Sahibinin en güzel eserlerindendir. Mezkur şerh, bu cilddeki tedkiklerimize esas olan kitablardan biridir. Hemen her kütübhanede nüshasına tesadüf olunabilirse de Ayasofya Kütübhanesinde 2697 numaralı nüshası gayet nefis ve sahihtir. Bu şerhi, ceddi Ali Kuşçu’nun diğer bir şerhi ile Gıyaseddin Cemşid’in (Ziyc-i Hakani der-Tekmil-i Ziyc-i ilhani) adındaki kitabim kaynak ittihaz ederek yazmıştır. Mezkur eserin te’lif tarihi 904 (1499) senesidir.
  2. (Şerh-i Risaletü’l-Fethiyye) adı ile ceddi Ali Kuşçu’nun (Risaletü’l-Fethiyye)si üzerine yazılmış bir şerhi vardır. Mirim Çelebi’nin bu iki mühim şerhinden Başka «rub’u mecib», «rub’u mukantarat» ve ‘’semt-i kible’’ye dair bir takım risaleleri daha vardır ki başlıca tesadüf ettiğim eserleri aşağıda sayıldığı şekildedir:
  • (Risaletün fi’r-Rub’i’l-Mecib),
  • (Risaletün fi’r-Rub’i’l-Camia),
  • (Risaletün fir-Rub’i’I-Mukantarat),
  • (Risaletun fi Kıbleti ve Ma’rifeti Semtiha),
  • (Risaletü’z-Zerkale),
  • (Risaletü’l-Ceybu’l-Camia),
  • (Risaletün fi’l-Ameli bi’r- Rub’i’ş-Şikari) ve
  • (Risaletün fi Tahkiki Semti’l-Kıble).

Bu risalelerin ekserisi Farsça yazılmış ve Sultan Bayezid Han’a ithaf edilmiştir. Münderecatına gelince o zamanlar muvakkitler arasında kullanılan «rub’» tahtasının kullanılma şeklinden ve mezkur aletle evkat tayininden bahsetmekte olduklarından ilimler tarihi noktasından pek o kadar ehemmiyeti haiz değillerdir. Mirim Çelebi, muasırları gibi (ahkam-ı nücum)a astroloji’ye kail ve hatta san’at-ı tencime (yıldızlara ait san’atlarla uğraşmağa) pek mail idi. Bu durum ahkam ve ihtiyarata dair yazdığı bir çok risalelerle de sabittir ki bu risalelerin en meşhuru Arapça (el-Mekasıd) adındaki kitabıdır. (Asar-ı Bakıyye, c. 1, Salih Zeki Bey).

Kaynak: Osmanlı Müellifleri, Bursalı Mehmed Tahir Bey, Meral Yayınevi, 3. Cilt.

Yorumlar kapalı.