Kenan Hulûsi Koray kimdir? Hayatı ve eserleri

kihaes 01/09/2015 0

Kenan Hulûsi Koray kimdir? Hayatı ve eserleri: İstanbul’da doğdu (1906). Öğrenimini İstanbul Erkek Lisesi’nde, yük­seköğrenimini Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde ta­mamladı. Vakit’te gazeteciliğe başladı. Sekreterlik, yazı işleri müdürlüğü yaptı. Yedeksubaylığı sırasında Adapazarı’nda tifüs hastalığına yakalana­rak öldü (1943).

Kenan Hulûsi, edebiyat dünyasına Servet-i Fünun dergisinde yayımladı­ğı “Bir Tutam Saç” (1928) adlı öyküsüyle girmiş, aynı yıl Yedi Meş’ale top­luluğuna katılmıştı. Daha sonra Muhit, Mektep, Yedigün, Yıldız, Yeni Mecmua, Vakit dergi ve gazetelerinde yazdı. Meş’ale dergisinin 4. sayısın­da başlayan Ceylan Sesi adlı romanını bitiremedi. Vakit’te tefrika edilen (1938) Osmanoflar adlı romanı ise kitap olarak yayımlandı.

Biçim ve sözcüklerde değer gören bir sanatçı titizliğiyle öyküsünü oluş­turmaya çalıştığı söylenen (Cevdet Kudret, Bir Yudum Su önyazısında, 1944) Kenan Hulûsi’nin kısa süren yaşamında eğilimleri iki yönde gelişmiş­tir: Yer yer öğrenmeye dayanan, yer yer de gözlemci yanının ağır bastığı se­zilen gerçekçi yön; kişilerini ruhsal yapılarıyla yansıtmak istediği “fantas-magorik” öyküler… Denebilir ki, öykümüzün evrimi içinde ona yerini ka­zandıran gerçekçi eğilimlerinin ürünleridir. Kenan Hulûsi, özellikle İstan­bul çevresindeki kasaba yaşamının gözlemlerine dayanan bu tür öykülerin­de kişilerini zaman-çevre-eşya ilişkileri içinde yansıtmaya çalışmıştır. Ömer Seyfettin gibi, çoğun, ilginç gördüğü olaylar çevresinde “beklenmeyen son”a düşkün görünür Kenan Hulûsi. Öyküye, “son”u düşündüren tümce­lerle girerken ayrıntılardan arınarak çekici olmaya çalıştığı bellidir.

Sabahleyin göle yıkanmak üzere gelen çocuklar Sapancalı Ali Reisi sazlık kenarında buldular. Göl boştu.

(Sazlık)

Düzce yolunda beş kişilik kafilemizi köylüler çevirdi.

-Aman beyim dikkat edin dediler. Karşı mıntıka tehlikelidir (7 Saat Geçince)

Olayla ilgili kişileri dış görünüşleriyle birlikte bulundukları durumlarda­ki özellikle verirken yer yer benzetmeler yapar. Konuşmalarda “şive” öy­künmesine gitmemesine karşın, genellikle doğal görünür. Nedir ki, işlediği konular nedeniyle kişileri, bu toplumun insanları oldukları halde, sorunla­rı toplumsal değildir. Belki bundan ötürü olay öyküsünün iki temel öğesin­den hızlı akış sağlanmış, gerilim sağlanamamıştır. Kenan Hulûsi’nin Saba­hattin Ali ile Sait Faik’in çıktığı dönemde arka planda kalmasının başlıca nedeni de bu olmalıdır.

YAPITLARI

  1. Bir Yudum Su (1929),
  2. Bahar Hikâyeleri (1939),
  3. Son Öpüş (büyük hikâye, 1939),
  4. Bir Otelde Yedi Kişi (1940),
  5. Bir Yudum Su (1944; ölü­münden sonra eşinin hazırladığı kitap).

Kaynak: Çağdaş Türk Edebiyatı 4, Cumhuriyet Dönemi 2, Şükran KURDAKUL, 1994, Evrensel Basım Yayın.

Yorumlar kapalı.