Jean-Pierre Ancillon kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

kihaes 05/31/2016 0

Jean-Pierre Ancillon kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1767 – 1837) Fransız asıllı Alman düşünür. Tanrı-bilim sorunlarını tinselcilikle uzlaştırarak çözümlemeye çalışmıştır. Jean-Pierre Frederic Ancillon Berlin’de doğdu, aynı kentte öldü. Nantes Fermanı’ndan sonra Prusya’ ya yerleşen Protestan bir ailedendir. Babası, birçok yüksek görevde bulunmuş çağında ün kazanmış bir tanrıbilimciydi. İlköğrenimini babasından görmüş, sonra Cenevre ve Paris’te okumuştur. Berlin Bilimler Akademisi üyesi, sonra Prusya dışişleri bakanı olmuş, bir süre Prusya Askeri Akademisi’nde görev almıştır. Tarih, kamu yönetimi konularında araştırmalar yap­mış, sonra bütün çalışmalarını tanrıbilim ve felsefe sorunları üzerinde yoğunlaştırmıştır.

Ancillon’un, tanrıbilimden felsefeye geçişi, özel­likle, ruh kavramıyla ilgilendiği döneme rastladı. Daha sonra, ahlak ve mantık sorunlarını içeren çalışmalara koyuldu. Ele aldığı sorunlarla ilgili, deği­şik çözümler arasında uzlaştırıcı bir yöntem aradı. 17. yy akılcılığından kaynaklanan seçmeciliğin içerdiği ilkelere dayanarak, tanrıbilimle felsefe arasında bir konu özdeşliğinin bulunduğu görüşünü savundu.

Mantık konusunda Aristoteles’e bağlanan Ancil­lon, onun öne sürdüğü ilkeleri yorumlamakla ye­tindi.

Ahlak sorunlarının yorumlanmasında Pythagoras ile Aristoteles’in görüşlerine dayalı, birleştirici bir yöntem uyguladı. Bir yandan Aristoteles’in ölçülü­lük, “orta yol” kuramını, bir yandan da Pythagoras’ın kavramlar, geometri biçimleri ve sayılarla dile getiri­len görüşünü benimsedi. Ancak, kendi düşüncelerinin açıklanmasında, matematik ve geometriye dayanan bir yöntem uygulamadı. Bu arada, kendi çağdaşları Kant, Fichte, Schelling gibi Alman bilgeleriyle ilgilen­di. Onların ahlak, estetik, bilgi sorunlarını içeren yazılarını inceledi.

Ancillon’un politika konusunda ileri sürdüğü düşünceler, her türlü aşırılıktan kaçmayı savunan, orta yolu tutan görüşü benimsemeyi öğütler. Felsefe ve ahlak sorunlarıyla politika arasında ölçülülüğe dayalı bir bağlantının bulunduğunu ileri sürdüğü yazılarında, yol gösterici, eğitici bir düşünceyi dile getirir.

Ancillon’a göre, bilginin temeli duyu verileri değil, inandır. Kesin olan, tartışma götürmeyen inan, bilginin genel geçerliğini sağlayabilecek en güvenilir ölçüdür. İnanın öngördüğü ilkelerle bağdaşmayan bir bilginin gerçekliği söz konusu değildir. Felsefe, duyguya önem vermezse, bilginin etkili bir kaynağını kurutmuş olur.

Felsefenin görevi insan “ben”inin çözümü, onun bir bütünlük içinde kavranmasıdır. Bütün gerçeklerin kaynağı, insan “ben”inde oluşan düşüncelerdir.”Ben” in kavranması düşüncelerin kaynağını bilmeye yarar.

Ancillon, yaşadığı dönemde, kiliseyle sık sık anlaşmazlığa düşmüştür. Oysa ölümünden sonra kendisinden en çok etkilenen de, yine tanrıbilim sorunlarına yeni çözümler arayan kilise olmuştur.

YAPITLAR :

  1. Metaphysıque de Litterature et de Philo-sophie, 1817, (“Felsefe ve Yazın Metafiziği”);
  2. Nouveaux essais de politique et de la philosophie, 1824, (“Felsefe ve Politika Üstüne Yeni Denemeler”);
  3. Histoire de la politique, 1831 (“Politika Tarihi”),
  4. Philosophie et poesie, 1831, (“Şiir ve Felsefe”).

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 14. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983

Yorumlar kapalı.