Hüseyin Canıtez kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

kihaes 11/09/2015 0

Hüseyin Canıtez kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (d. 1914- ö.1990) Ahilik kültürü ile ilgili olarak Kırşehirli şair­ler arasında en çok şiir yazanlardan biridir. “Âşık Boyacı” diye tanınan Hacı Hüseyin Canı-tez, Kırşehir’de Kayaşıhı (Kayaşeyhi) mahalle­sinde doğdu. Ailesi şehrin tanınmış sülalele­rinden Sülükçüler’den Esat, annesi ise Fatma Samiye’dir. Hüseyin henüz altı aylık iken babası Esad Çavuş er olarak I. Dünya Savaşı’na katıldı. Canıtez, İlkokula Osmanlı Türkçesi, ortaokula yeni yazı ile başladı. Babasının uzun süre askerî hizmette kalmasından dolayı ortaokul ikinci sı­nıfa kadar okuyabildi. Bir marangozun yanına çırak olarak girdi. Sonra yağlı boyacılık işine me­rak sardı. Bu vesile ile tabela yazıları yazmaya, resimler yapmaya başladı ve kısa süre içinde ta­belacı olarak tanındı. Babasının askerden terhis olup dönmesini takiben onun askerlik hatıraları­nı dinledi ve heyecanına ortak oldu. Böylece milli hislerle dolmaya ve bu hisleri anlatma yollarını aramaya başladı. On yaşında iken 15 dörtlükten oluşan ilk şiirini ağıtçı bir kadının ezgilerinden esinlenerek yazdı. 1935 yılında Ankara Kayaş’ta-ki Kapsül fabrikasında marangoz olarak çalış­maya başladı. 31 Ekim 1937 tarihinde İstan­bul Maçka’daki Fen Tatbikat Okulu Muhabere Bölüğü’nde askerlik hizmetine er olarak başladı. Askerliği süresince saz çaldı, şiir ve türkü oku­du. Bu hizmeti esnasında, hayranı olduğu Türki­ye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mus­tafa Kemal Atatürk Dolmabahçe Sarayı’nda vefat etti. Atatürk’ün aziz naaşını Saray’ın içinden top arabasına omuzlarda taşıyanlar arasında Canıtez de vardı. 4 Kasım 1939 tarihinde askerlik hizme­tini tamamladı. Ardından İkinci Dünya Savaşı sı­rasında ihtiyat askeri olarak tekrar göreve çağrıl­dı. 19 Ağustos 1942 yılında tekrar terhis oldu ve Kırşehir’e döndü. Sazını elinden hiç bırakmayan Boyacı, 1946 yılında Ankara-Bâlâ Ziraî Kombina Çiftliği’nde inşaat kalfası olarak çalışma hayatına atıldı. 1953 yılında boyacılık yapmak üzere aile­siyle birlikte Konya Ereğli’ye gitti. 1954 yılında Ereğli Hükümet Konağı’nın yanında Marangoz ve Tabela Atölyesi adı ile bir dükkân açtı. Aynı yıl Fadime Hanımla sözlendi. Ardından evlendi. Fadime Hanımdan Salih adında bir oğlu Gülşen adında bir de kızı oldu.

Şairliğinin yanı sıra iyi bir hattat ve iyi bir sanatkâr olan Boyacı, on yıl boyunca Konya ve Kırşehir başta olmak üzere çeşitli kasaba ve köylerde yüzden fazla caminin nakış-süsleme işlerini gezerek yaptı. Boyacı’nın eşi Fadime Ha­nım 23 Temmuz 1973 yılında öldü. 33 yaşındaki oğlu Salih’i trafik kazasında kaybetti. Bu acıların yükünü taşıyamayan Boyacı, 1981 yılının Nisan ayında 68 yaşında iken kısmi bir felç geçirdi. 4 Şubat 1990 tarihinde Pazar günü saat 05.00’te kalp yetmezliğine bağlı olarak 76 yaşında vefat etti ve Âşık Paşa Mezarlığında toprağa verildi.

Kırşehir’de düzenlenen kültürel etkinliklerde sazı, sözü ve millî kıyafetleri içinde aktif biri olarak görev alır ve mutlaka kendi şiirlerinden “derin, coşkulu okuyuşlar” yapar. Sazı, nükteli sözleri ve fıkralarıyla Kırşehirlilere şevk ve neşe verir. Bu yönüyle de Kırşehirlilerin gönlünde taht kuran Boyacı, meslek sahibi birisi olarak uzun süre Kırşehir Esnaf Kuruluşları-Ahilik ve Esnaf Kültürü Araştırma Merkezi’nin kültür danışman­lığını yapar. Zaman zaman yapılan kutlama tö­renlerinde adı geçen başkanlık adına konuşma­lar yapar, şiirler okur. Onun Ahi Evran ve Ahilik kültürünü işlediği şiirlerinin başlıkları şunlardır:

Esnafım, Ahi Evran Destanı, Esnaf ve Sanatkâr Birlikleri Başkanlık Seçimine, Gayem Efendim, Kırşehir Hasreti, Mizaç, Demir Kollar Mini Pas­tanesi, Öyle Gör Beni, Bayramınızı Kutlarım, Aç Koynunu Kırşehirim, Gürşehir, Biz Kimiz?, Niğ­de Esnaf Dernekleri Başkanlığına Selâmlar, Biz Ahiyiz, Biz Âşıklar, İl Kitaplığına Davet, Esnaf ve Ahilik Günü, Ahi ve Esnaf Bayramı, Çok Yazık, Mecnun Mecnun, İşte Kırşehir, Hoş Geldin Muh­terem Valim, Kimlik Kartım, Kırşehir’de Kalkın­ma Ümitleri, Selâm Isparta, Esnaf ve Sanatkâra Selâm, Ahi Evren’i Böyle Andık, Kardeş Arma­ğanı. 1988 yılında başta Kırşehir olmak üzere, Ahilik kültürü, devlet tarafından resmen kut­lanmaya başlar. Aynı yıl, Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, Çıraklık ve Yaygın Eğitimi Genel Müdürlüğü “Çıraklık Marşı Güfte Yarışması” düzenler. Adı geçen yarışmaya Boyacı da katılır. Yazdığı “Davet” başlıklı şiiriyle ikincilik kazanır.

Boyacı, şiirlerinde Sülükçüoğlu Hüseyin Boyacı, Boyacı, Sülükçüoğlu H. Canıtez, Hüseyin Canı-tez, Hüseyin Canıtez (Boyacı), Boyacı Sülükçü-oğlu, (Sülükçüoğlu) Boyacı, Boyacı-Sülükçüoğlu, “Boyacı” Hüseyin Canıtez, “Sülükçüoğlu” Boyacı, Şair Boyacı gibi mahlaslar kullanır.

Eserleri:

  • Kalbimin Işıkları, Konya 1954;
  • Bayrak ve Toprak, Ankara 1973;
  • Türk Oğlu­yum Türk Oğlu, Kırşehir 1982,
  • Belki de Son Eserim, Kırşehir 1985.

Kaynak: Ahi Ansiklopedisi, 1. cilt, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Ankara, 2014

Yorumlar kapalı.