Behice Boran kimdir? Hayatı ve eserleri

kihaes 01/11/2015 0

Behice Boran kimdir?

Behice Boran kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1910) Türk sosyolog ve siyasetçi. Türkiye İşçi Partisi genel başkanlığı yapmıştır. Mayıs 1910’da Bursa’da doğdu. Orta ve lise öğrenimini İstanbul’da Amerikan Kız Koleji’nde tamamladıktan sonra 1935’te öğrenimini sürdürmek amacıyla ABD’ye gitti. 1939’da Michigan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirerek Türkiye’ye döndü.

Kısa bir süre lise öğretmenliği yaptıktan sonra 1939’da Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü’ne doçent olarak atandı.

1941-1942 yıllarında Yurt ve Dünya, 1943-1944 yıllarında da Adımlar dergisinin sahibi ve yayın müdürü oldu. Bu dergilere sosyal tabakalaşma, genç­lik, köylü ve işçilerin durumu, toplum ve bilim, toplum ve sanat ilişkisi, hümanizm gibi konularda çeşitli yazılar yazdı. 1945’te Toplumsal Yapı Araştır­maları adlı doçentlik tezi kitap olarak yayımlandı. Boran, Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısını incele­diği bu kitabında iktisadi öğelere ve sosyal tabakalaş­maya önem verdi.

1946’da çevirmen Nevzat Hatko’yla evlendi. 1948’de siyasi görüşleri gerekçe gösterilerek, Pertev Naili Boratav ve Niyazı Berkes’le birlikte kadroları kaldırılarak üniversiteyle ilişkileri kesildi.

1949’da İstanbul’a yerleşen Boran, 1950’de Türk Barış Severler Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı ve cemiyetin genel başkanı oldu. Cemiyetin Büyük Millet Meclisi’ne Kore’ye asker gönderilmesi­ne karşı çıkan bir telgraf göndermesi nedeniyle bir grup arkadaşıyla birlikte tutuklandı ve 15 ay hapis cezasına çarptırıldı.

1961’de Türkiye İşçi Partisi (TİP) kurulduğu sıralarda Boran, Vatan gazetesinde, Yön dergisi yazarlarıyla polemiğe giriyor, Osmanlı toplumunun değerlendirilmesi ve işçi sınıfına ilişkin farklı görüşler savunuyordu. 1962’de Türkiye İşçi Partisi’ne giren

Behice Boran, 1964’te Merkez Yürütme Kurulu’na seçildi. 1965 genel seçimlerinde TİP Urfa milletvekili olarak Meclis’e girdi.

TİP içinde bir yandan Milli Demokratik Devrim tezini savunanlara, diğer yandan, özellikle 1968’den sonra, parti genel başkanı Mehmet Ali Aybar’a yönelik muhalefetin başını çekti. Parti içi eğitim, örgütlenme ve sosyalizmin Türkiye’de nasıl uygula­nacağı konusunda Merkez Yürütme Kurulu içinde çıkan görüş ayrılıkları Mehmet Ali Aybar ve yandaş­larının partiden ayrılmalarıyla sonuçlandı. 1970’te TİP IV. Büyük Kongresi’nde Behice Boran genel başkan oldu. Kongrede Türkiye’de milli demokratik devrimin esas itibariyle tamamlanmış olduğu tezi kabul edildi.

Behice Boran, Türkiye’de sosyalist hareketin durumu ve Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısı konusundaki gö­rüşlerini 1968’de yayımlanan Türkiye ve Sosyalizm Sorunları adlı kitabında biraraya topladı. 12 Mart 1971 askeri müdahalesinden sonra Anayasa Mahke­mesi TİP hakkında dava açınca, öteki parti yöneticile­riyle birlikte tutuklandı, 15 yıl hüküm giydi.

1974’te Af Yasası’yla serbest bırakılan Behice Boran, 1975’te 50 kişilik bir kurucular kurulu ile birlikte Türkiye İşçi Partisi’ni kurdu ve genel başkanlığına getirildi. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra öteki partilerle birlikte TIP de kapatıldı ve parti yöneticileri hakkında dava açıldı. Kısa bir süre gözaltında kalan Behice Boran daha sonra yurt dışına çıktı. Haziran 1981’de “yurda dön” çağrısına uymaması nedeniyle vatandaşlıktan çıkarıldı.

Behice Boran Eserleri

  1. Toplumsal Yapı Araştırmaları, 1945;
  2. Türki­ye ve Sosyalizm Sorunları,

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 18. cilt, Anadolu yayıncılık, 1984

Behice Boran kimdir? Hayatı ve eserleri:

Bursa’da doğdu (1910). Ortaöğrenimini İstanbul Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde, yükseköğrenimini Amerika’da Michigan Üniveritesi Sosyoloji Bölümü’nde tamamladı. Ülkeye dönünce bir süre Ankara Kız Lisesi’nde sosyo­loji öğretmenliği yaptı. Sonra Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fa­kültesi Sosyoloji Bölümü’ne doçent olarak atandı(1939). Kürsülerinin kaldırıl­ması nedeniyle öğretim üyeliğinden ayrılmak zorunda bırakıldı (1948). Kuru­cusu ve başkam bulunduğu Barışseverler Cemiyeti’nin yayımladığı -Kore Savaşı’na karşı nitelikteki- bildiride Ceza Yasası’nın 161. maddesine aykırı eylem­de bulunduğu savı ile yargılandı, 15 aya hüküm giydi (1950). Türkiye Komü­nist Partisi ile ilgili davada da, 141. maddeye aykırı eylemde bulunduğu savı ile yargılanmış, 1953’te üç ay tutuklu kaldıktan sonra beraat etmişti.

1962’de Türkiye îşçi Partisi’ne üye olan Boran, Urfa’dan milletvekili se­çilerek parlamentoya girdi (1965-1969). Birkaç dönem Avrupa Parlamentosu’nda da Türkiye’yi temsil etti. Türkiye işçi Partisi’nin başkanı olduğu 12 Mart döneminde tutuklanarak 15 yıla hüküm giydi. Af yasasınca ser­best bırakıldı (1974). Daha sonra yeniden kurulan TlP’in genel başkanlığı­nı yürütürken 12 Eylül 1981’de partinin kapatılması üzerine ülke dışına çıktı. 11 Ekim 1987’de öldü.

Behice Boran, ilk yazılarıyla DTCF dergisinde görülmüştü. Daha sonra; Yurt ve Dünya, insan, Adımlar (1941), Görüşler, Tan (1945), Yığın, Söz, Ant (1945-46) dergi ve gazetelerinde yazdı. DTCF’nin yayımladığı Namık Kemal Hakkında (1940) adlı kitaptaki “Namık Kemal’in Sosyal Fikirleri” başlıklı yazısı, Tanzimat döneminin özelliklerine de değinen geniş bir ince­leme niteliğindedir. Yönetimine katıldığı Yurt ve Dünya’da çıkan yazıların­da edebiyat ve sanat konularına toplumsal açıdan yaklaştığı söylenebilir. Bu dergideki “Namık Kemal’de Devlet Fikri” (Sonkânun 1941), “Şehir ve Şehirleşme Davamız” (Mart 1941), “Dünyanın Gidişi” (Sonteşrin 1941), “Sanayide Köylü ve işçi” (sayı 15-16, 1942); Adımlar’daki “Değişme Ha­linde Köylerimiz” (Ağustos 1943), “Ziraî istihsalin Geriliği” (Şubat 1944) konularındaki yazılarını Türkiye’ye ilişkin çalışmaları arasında anabiliriz, insan dergisinde çıkan “Sosyolojide Bocalamalar” (Mart 1943-Nisan adlı incelemesinde August Comte’un “müstakil bir ilim olarak ilân ettiği” toplumbilimin Amerika’daki gelişimini inceleyerek Charles Comley’in temsil ettiği “organik theory”nin özellikleri üzerinde durur. “Beşeri ekoloji” ve “Kültür Tetkikleri” bölümlerindeyse bu akımlara yandaş ve karşıt olan başlıca görüşlere değinir.

Behice Boran, Toplumsal Yapı Araştırmaları (1945) adlı yapıtının “Prob­lem ve Metot” başlıklı bölümünde toplumdaki değişmelerin göz önünde tu­tularak “sosyolojik araştırmanın az çok dinamik olmak” zorunluluğu üze­rinde durur. Çünkü toplumun durağan (statik) bir yapısı (strüktürü) yoktur. “Metodolojik kural, bu ilişkiden doğan kurumlara, oradan da bu kuramla­rın oluşturduğu sosyal tabakalara” gitmeyi öngörmüştür. Bu nedenle, “her­hangi bir insan topluluğunun işlediği doğa parçasıyla olan ilişkileri” incele­nirken aşağıdaki gereklere uyulması zorunluluğuna işaret eder:

  • Doğayı işletme işinde kullanılan araç ve gereçler, teknikler, araç­lara uyulan enerji türü ve niteliği.
  • Doğayı işletme çalışmalarının, topluluğu oluşturan insanlar ara­sında nasıl bölündüğü ve örgütlendiği, üretim organizasyonu biçim­leri, iş bölümü sistemi.
  • Kullanılan doğal kaynakların ve işletme araçlarının topluluğu oluşturan insanlar arasında nasıl dağıldığı – mülkiyet ilişkileri…

Kendi yayını Adımlar dergisinde (Ankara, 12 sayı, Mayıs 1943-Nisan) çıkan yazılarında bilimin ve sanatın temel sorunlarına ilişkin görüşle­rini belirten Behice Boran, 1945’te Tan gazetesinde yayımladığı yazı dizisin­de demokrasinin gelişme evrelerini inceleyerek çok partili yaşama geçiş döne­minde temel haklar ve hukuksal güvence sorunlarının bütünlüğü üzerinde durur; toplumun tüm kuramlarının demokratik ilkelere göre düzenlenmesi gerektiğini yazar. Sosyalist öğreti doğrultusundaki görüşlerini içeren yazıla­rıysa 1960’tan sonra Yön, Vatan, Öncü, Sosyal Adalet, Emek, Yurt ve Dün­ya dergi ve gazetelerinde çıkmıştır. Türkiye ve Sosyalizm Sorunları (1968) ad­lı yapıtıda, Osmanlı Imparatorluğu’ndan yazıldığı döneme kadarki sosyoeko­nomik gelişmelerin çözümünü amaçlayan yazılardan oluşmaktadır. Boran’ın bu kitabında “Türkiye’nin tarihsel doğrultusu”na ilişkin görüşlerinin yanı sı­ra “sosyalist hareketin kuram ve eylem” sorunlarını tartıştığı, olaylara yak­laşırken din, sosyal sınıflar, anayasa gibi kurumlan değerlendirerek demok­ratikleşme sürecine özgü değişmeler üzerinde durduğu söylenebilir.

Kaynak: Çağdaş Türk Edebiyatı 4, Cumhuriyet Dönemi 2, Şükran KURDAKUL, 1994, Evrensel Basım Yayın.

 

Yorumlar kapalı.