Gordon Craig kimdir? Hayatı ve eserleri

kihaes 12/20/2021 0

Gordon Craig kimdir? Hayatı ve eserleri: (1872-1966) İngiliz tiyatro kuramcısı, oyuncu ve yönetmen. Tiyatroyu oluşturan öğelerin birliğini savunmuş, çağdaş tiyatronun gelişmesine büyük katkısı olmuştur. 16 Ocak 1872’de Hertfordshire yakınlarındaki Stevenage’da doğdu, 29 Temmuz 1966’da Fransa’nın Vence kentinde öldü. Annesi ünlü oyuncu Ellen Terry, babası mimar ve sahne düzenleyicisi Edward William Godwin’dir. Oğullarına Craig adını koymuşlardı, ama o bunu soyadı olarak kullandı. 1889’da Londra’daki Lyceum Tiyatrosu’nda sahneye çıktı. Yakışıklı bir genç olduğu için Hamlet, Romeo gibi rollerde oynadı. Sonraki yıllarda yönetmenlik de yaparak, tiyatro üzerine daha çok düşünmeye başladı. 1893’te May Gibson’la evlendi. Dört çocukları oldu, ancak evlilikleri kısa sürdü.

Yüzyılın başında geniş bir sanatçı çevresi edinen Gordon Craig, tiyatro üzerine makaleler yayımlamaya başladı. 1903’te Shakespeare’ın Kuru Gürültü’sünü olağanüstü bir yalınlıkla sahneledi. Bir süre dansçı Isadora Duncan ile arkadaşlık etti. 1905’te The Art of Theatre’ı (“Tiyatro Sanatı”) yayımladı. Sahne düzenleme tasarımlarını tahta ve metal oyma grafik baskılar halinde sergiledi. 1912’de Stanislavski’nin çağrısı üzerine Moskova’ya giderek Hamlet’i sahneledi. 1914’te İtalya’ya gitti, burada oyuncu Elena Meo ile yakınlık kurdu. 1926’da Kopenhag Kraliyet Tiyatrosu’nda çalıştı. Bu çalışmaları nedeniyle Danimarka Kralı X. Christian tarafından şövalye ilan edildi. 1931’de Fransa’ya geçti. 1948’de Fransa’nın güneyine yerleşti. 1956’da Kraliçe Elizabeth tarafından Companion of Honour payesiyle onurlandırıldı.

Wagner’in savunduğu Gesammtkunstwerk (Sanatların birliği) ilkesini benimseyerek, sahneleme üzerine görüşlerini derinleştiren Craig’e göre, tiyatro sanatı ne oyunculuk, ne de oyundur. Eylem oyunculuğun ruhu, sözcükler oyunun temeli, tempo da dansın özüdür. Tiyatro bütün bunların birleşimi olarak karşımıza çıkar. Bu anlayışın vardığı kaçınılmaz sonuç da, sahneye koyanın mutlak egemenliği olmuştur. Craig için, oyuncu ile yönetmen, orkestra şefiyle orkestranın ilişkisine benzer bir tutumla çalışmalıdır. Oyuncu, bir “üst-kukla”dır. Asıl olan, yönetmenin imgelemindeki bütünlüğün sahneye aktarılmasıdır.

Gordon Craig sanatın, doğanın bir yansılanması olması düşüncesine karşı çıkmış, sanatı doğayı yaratan bir gereç durumuna getirmek için savaşım vermiştir. Bu amaçla oyuncunun rolünü anlatmasını, rolünün içine girmesini eleştirmiş, bunun yerine, kendince bir yaratı sürecinin önemli olduğunu savunmuştur. Sahne düzenlemesi üzerinde de ilginç görüşleri, Copeau, Antoine gibi yönetmenlerce benimsenmiş tasarıları vardır. Sahne, hareketli, çok yönlü bir bütün olmalıdır. Teknik olanaklardan yararlanarak, sahne tavanı ve yan duvarlar hareket eden küçük karelerden oluşturulmalı, bunların devinimiyle izleyicilerde duyumsal bir tat uyandırılmalıdır. Sahneye koyucu, oyunun metnine “iç gözler”le bakmalı, özünü duymalıdır. Düşünmek ikinci planda gelmelidir.

Gordon Craig ortaya koyduğu ilkeler ve görüşlerle, alışılagelmiş tekdüze tiyatro estetiğini temelinden sarsmış, çağdaş bir tiyatro anlayışının oluşmasına öncülük edenlerden biri olmuştur.

Gordon Craig Eserleri:

  1. The Art ofTheatre, 1905, (“Tiyatro Sanatı”); 
  2. On the Art of Theatre, (Tiyatro Sanatı Hakkında), 
  3. Scene, 1923, (“Sahne”); 
  4. Woodcuts and Some Words, 1924, (“Tahtaoyma Baskı ve Birkaç Sözcük”). 

Yaşam Öyküsü: 

  1. Index to the Story of My Days, 1957, (“Günlerimin Öyküsüne Dizin”).

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, Cilt 28, Anadolu yayıncılık.

Yorumlar kapalı.