Churchill kimdir? Hayatı ve eserleri

kihaes 12/11/2014 1

Churchill, Winston Kimdir? Hayatı ve Eserleri: (1874-1965) İngiliz devlet adamı ve yazar. II. Dünya Savaşı sırasında ve 1951-1955 arasında başbakanlık yapmıştır. 30 Kasım 1874’te Oxfordshire’da doğdu, 24 Ocak 1965’te Londra’da öldü. Marlborough Dükü John Churchill’in torunu. Muhafazakâr Parti önder­lerinden Lord Randolph Churchill’in oğludur. İngiliz soylularına özgü bir öğrenim gördü. Özel dadısının haşlattığı eğitimini 1888’de girdiği İngiliz aristokrasi­sinin en gövde okulu Harrow’da sürdürdü. Daha sonra, simdi akademi olan Kraliyet Askeri Koleji’ni bitirdi.

Churchill 1895’te girdiği orduda 1899’a kadar görev yaptı. Orduda bulunduğu bu süre içinde, daha sonra yaşamında çok önemli bir rol oynayacak olan savaş muhabirliğine başladı. 1895’te İspanyol-Amerikan Savaşı’nın sürdüğü Küba’ya gitti ve burada kaldığı bir yıl boyunca Daily Graphic gazetesine İspanyol ordusuyla ilgili gözlemlerini yansıtan maka­leler yazdı. 1896’da Küba’dan dönüşünde, bağlı bulunduğu Süvari Birliği ile birlikte Hindistan’a gitti. Hindistan’da bulunduğu süre içinde askerlik görevi­nin yanı sıra savaş muhabirliği yapmaya devam etti. Hindistan’ın kuzey batısındaki Malakand ve Tirah eyaletlerinde, İngiliz ordusunun yerli kabilelerin ayaklanması bastırmak harekâtında etkin görev aldı. Bu sırada gönderdiği yazılarla Londra’da tanınmaya başladı. 1898’dc yayımlanan The Story of Malakand Field Force (“Malakand Sahra Gücünün Öyküsü”) adlı ilk kitabı İngiltere’de büyük ilgi topladı. Ancak kitabında ordunun ve sömürge yönetiminin aksaklık­larını sergilediği için bu kesimler tarafından sert bir biçimde eleştirildi.

1898 yazında Mısır’a atanan Churchill, burada İngiliz sömürge ordularının savaşlarına katıldı. Bun­ların en önemlisi, General Kitchener’ın az sayıda askerle, İngiliz sömürgeciliğine karsı direnen Dervişler’in düzensiz ordularını yendiği Omdurman Sava­şıydı. Churchill bu görevden ayrıldıktan sonra, Mısır ve Sudan’daki İngiliz yönetiminin aksaklıklarını sergi­leyen yazılarıyla orduyu yeniden kızdırdı. Artık orduda kendisine yer olmadığını anlayarak 1899’da askerlik mesleğinden ayrıldı.

Churchill ordudan ayrıldıktan sonra, Güney Afrika’nın İngiliz sömürgecilerle Hollanda asıllı Boerler arasında paylaşılamaması nedeniyle Ekim 1899’da çıkan Boer Savaşı’na sivil savaş muhabiri olarak katıldı. Bu savaşta Pretoria’da Boerler’e tutsak düşen Churchill, tutsak kampından kaçıp birçok macera yaşadıktan sonra İngiliz hattına dönmeyi başardı. Bu serüveninin öyküsünü Morning Post gazetesinde yayımlamasıyla ünü tüm İngiltere’ye yayıldı ve ulusal bir kahraman gibi görülmeye başladı. Churchill bu dönemde, Nil Sefer Güçleri’nde görev­liyken başından geçen olayları anlattığı The River War (“Nehir Savaşı”) adlı anı kitabını ve Savrola adlı romanını yayımladı.

1899’da Oldham bölgesinden Muhafazakâr Parti’nin milletvekili adayı olan Churchill bu seçimi kazanamadı. Fakat, 1900’de aynı bölgeden seçimlere katıldı ve bu kez Muhafazakâr Parti’den milletvekili seçilerek Avam Kamarası’na girdi. Churchill bu tarihte başlayan ve 1964’e dek aralıklı olarak 56 yıl süren siyasi yaşamı boyunca, milletvekilliğinin yanı sı­ra, Muhafazakâr ve Liberal partilerin hükümetlerinde bakanlık ve başbakanlık yaparak İngiltere’nin en büyük siyaset adamları arasındaki yerini aldı.

Churchill siyasal yaşamının ilk yıllarında top­lumsal sorunların köktenci reformlarla çözülmesini savundu. Yaptığı konuşmalar ve savunduğu görüşlerle hem Avam Kamarası’nda hem de Lordlar Kamarası’nda ilgi topladı. Serbest dış ticaretten yana olan Churchill Muhafazakâr Parti başkanı J. Chamberlain’ın korumacı dış ticaret politikası ile çelişkiye düşerek 19C4’te Muhafazakâr Parti’den ayrıldı ve Liberal Partiye geçti. Bu partinin saflarında, geleceğin Liberal önderi D. Lloyd George’la dostluk kurdu. 1906’da Manchester’dan Liberal Parti milletvekili seçilen Churchill, H. Campbell Baunerman hükümeti tarafından Koloniler Bakanlığı genel sekreterliğine atandı. Bu görevi sırasında Güney Afrika’daki İngiliz sömürgeleri ile İngiltere arasındaki ilişkileri yumuşatmaya çalıştı. 1906’da Transvaal ve Orange’a özerklik tanınmasını sağladı.

1908’de H. H. Asquish hükümetinde Ticaret Ku­rulu başkanlığına getirilen Churchill, ilk kez hüküme­te girdi. Churchill bu görevi sırasında “laisseztaire”den (bırakınız yapsınlar) çok toplumsal reform anlayışına dayanan bir liberalizm hareketinin sözcüsü oldu. Bu konudaki görüşlerini 1909’da yayımladığı Lıberalism and the Social Problem (“Liberalizm ve Toplumsal Sorun”) adlı kitabında işledi, 1910’da içişleri bakanı olan Churchill, toplumsal içerikli birçok yasanın parlamentodan geçirilmesinde etkili oldu. Maden işçileri için 8 saatlik işgünü, işsizlik ve yaşlılık sigortaları gibi yasalar yürürlüğe kondu. Ancak 1911’daki grevlere karşı da sert önlemler aldı.

Bu dönemde İrlanda’nın özerklik davasını des­tekken Churchill dış politikada ılımlı bir siyaset güttü ve askeri bütçelerin sınırlanması yolunda çaba harcadı. Ancak, 1911’de Almanya’nın Fransa’nın etki alanında bulunan Agadir limanına bir savaş gemisi yollaması Churchill’in bu yaklaşımından vazgeçmesi­ne yol açtı. Ekim 1911’de Başbakan Asquish tarafın­dan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na getirilen Churchill bundan sonra yaklaşan savaş tehlikesine karşı İngiliz Deniz Kuvvetleri’ni güçlendirme hazır­lıklarına başladı. Hükümeti İngiliz tarihinde daha önce eşi görülmemiş büyüklükte bir donanma harca­ması yapmaya ikna etti. 1. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte tersane­lerde yabancı ülkelerin siparişiyle yapılmakta olan tüm savaş gemilerine el koydurdu. Kasım 1914’te Osmanlı İmparatorluğu’nun İngiltere’ye savaş açması üzerine, Churchill Çanakkale projesini hazırlamaya girişti. Churchill’in tasarısına göre Boğazlar geçilecek ve müttefik Rusya’ya el uzatılacaktı. Böylece bu ülkeye asker göndermek mümkün olacak ve bunun karşılığında İngiltere’ye tahıl gelecekti. Ayrıca İstan­bul’un düşmesi Osmanlı İmparatorluğu’nu erken bir yenilgiye mahkûm edecekti. 19 Şubat 19I5’te İngiliz ve Fransız donanmalarının Çanakkale tabyalarını topa tutmalarıyla başlayan çarpışmalar avlarca sürdü. Sonunda Nisan ve Mayıs 1915’te Çanakkale’de kara­ya çıkan İngiliz, Yeni Zelenda ve Avustralya birlikle­ri Türk birlikleri tarafından durduruldular. İngiliz ordusunun bu başarısızlığı Londra’da yoğun tartış­malara yol açtı. Avam Kamarası’nda güncel konu Çanakkale başarısızlığı olmuştu. Liberal hükümeti destekleyen Muhafazakârlar Churchill’in istifa etme­sini istediklerini, tersi durumda hükümetten destekle­rini çökeceklerini açıkladılar. Churchill Aralık 1915’te bakanlık görevinden ayrıldı ve önemsiz bir göreve atandı.

Siyasi yaşamdan uzaklaştıktan sonra Fransa’ya giderek burada birkaç av tabur komutanlığı yaptı.

1916’da İngiltere’ye dönerek Avam Kamarası’nda bağımsız milletvekili olarak çalışmaya başladı. Çanak­kale yenilgisinin nedenlerini incelemekle görevli ko­misyonun Mart 1917’de yayımladığı raporla yenilgi­nin sorumluluğunun yalnızca Churchill’e ait olma­dığını belirlemesine karşın, Muhafazakârların kendi­sine karşı duyduğu güvensizlik azalmadı. Churchill, Temmuz 1917’de Lloyd George’un koalisyon hükü­metinde savaş gereçleri bakanlığına getirildi. Kabine dışında bırakıldıysa da, bu görevi sırasında daha sonra Müttefikler’in Batı Cephesi’nde kazanacakları zaferde önemli bir rol oynayacak olan tankların üretim planını hazırlayarak uygulamaya geçirdi.

1917 Ekim Devrimi’nden sonra Sovyet hükümeti ile Kolçak yönetimindeki Beyaz Rus ordusu arasında sürmekte olan İç Savaş’ta Beyaz ordulara önemli askeri destek sağladı. Ayrıca SSCB’deki Ukrayna’yı işgal eden Polonyalıları destekledi. Churchill’in bu uygulamaları, başta Lloyd George olmak üzere bir­çok liberalin sert eleştirilerine neden oldu. Ocak 19I9’da savaş bakanlığı ve Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin sorumluluğunu üstlendi.

1921’de koloniler bakanlığına getirilen Churchill Ortadoğu’da İngiliz mandalarının ve İngiliz-Fransız etki bölgesinin saptanmasına çalıştı. 1919-1921 arasındaki İrlanda Bağımsızlık Savaşı sırasında İrlanda Cumhuriyet Ordusu’na karşı savaşmak üzere, deneyimli askerlerden oluşmuş özel bir birliği İrlanda’ya yolladı. 1921’dekı İrlanda Antlaşmasından sonra yeni kurulan İrlanda hükümetine tanı destek sağladı. Lloyd George hükümetinin iktidardan düş­mesinden sonra milletvekili seçilemedi. Siyasi yaşam­dan bir kez daha uzaklaşmak zorunda kaldığı bu dönemde, The World Crisis 1911-1918 (“Dünya Bunalımı 1911-1918”) adlı kitabını yazmaya başladı. İngiltere’nin I. Dünya Savaşı’nda Batı Cephesi’nde uyguladığı masraflı stratejiyi eleştiren bu dört ciltlik kitap 1923-1929 arasında yayımlandı.

1924 genel seçimlerine eski partisi olan Muhafa­zakâr Parti’den katılan Churchill seçimleri kazanarak Avam Kamarası’na girdi. Aynı yıl Baldwin hüküme­tinde maliye bakanı oldu. 1929’a dek süren bu görevi sırasında izlediği iktisat politikası ve 1925’te İngiliz parasını altın standardına bağlama kararı üretimin gerilemesini, dış satımın azalmasını ve işsizliğin artma­sını hızlandırdı. İç politikada sola karşı sert davrandı, 1926 genel grevinde baskıcı yöntemler uyguladı. Churchill siyası yaşamının bu döneminde sosyalizm karşıtlığını sürdürdü ve 1934’e değin birçok kez Mussolini’ye ve İtalyan faşizmine duyduğu sempatiyi dile getirdi. 1929 seçimlerinde Muhafazakârların yenilgiye uğramasından sonra bakanlık görevinden ayrıldı, ancak milletvekilliğini sürdürdü. 1931’de ku­rulan Milli Hükümet’te kendisine yer verilmeyen Churchill, 1939’a değin İngiltere’nin yönetiminden uzak kaldı.

Churchill bu dönemde yeniden yazarlık yaşamı­na döndü. Kısa aralıklarla 7 kitap yayımladı. Yazarlı­ğının yanı sıra, Avam Kamarası’nda muhalefetin söz­cülüğünü de yaptı. İngiliz başbakanları MacDonald ve Baldwin 1933-1937 arasında giderek güçlenen Nazi Almanyası’na karşı yatıştırma siyaseti izlerken, Churchill sürekli olarak bu politikalara karşı çıktı. Her fırsatta hava üstünlüğünün Almanya’ya geçmesi­ne izin verildiğini ve bunun İngiltere için çok ciddi sonuçlar doğurduğunu açıkladı. 23 Eylül 1938’de Almanya, Fransa ve SSCB arasında imzalanan Münih Antlaşması’nı, demokrasi için tam bir bozgun olarak niteleyerek sert bir biçimde eleştirdi. Churchill’in bu uyarıları ilk başta yandaş bulamadı ise de, zamanla bu görüşleri destekleyenlerin sayısı arttı. 1 Eylül 1939’da Alman ordularının Polonya’yı işgal etmeleriyle başla­yan II. Dünya Savaşı’ndan birkaç gün sonra, 5 Eylül 1939’da Başbakan Chamberlain tarafından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na atandı. İngiliz Donanma­sının Norveç’te yenilmesine karşın, 10 Mayıs 1940’da Muhafazakârlar, Liberaller ve İşçi Partililer’den olu­şan koalisyon hükümetine başbakan olan Churchill kısa bir süre sonra Avam Kamarası başkanlığını ve savunma bakanlığını da üstlendi. Stalin ve Roosevelt’ le birlikte Müttefiklerin savaş stratejisini belirledi ve Nazi Almanya’sının yenilmesinde önemli rol oynadı.

Churchill 13 Mayıs 1940’da Avam Kamarası’nda başbakan olarak yaptığı ilk konuşmada İngiliz halkına “kan, acılar, gözyaşı ve ter”den başka verecek hiçbir şeyi olmadığını belirterek, tüm İngilizleri zafer için mücadeleye çağırdı. Bu sırada Belçika’yı işgal etmiş olan Alman orduları Fransa’nın işgalinin hazırlıkları içindeydiler. Haziran I940’ta Nazi orduları Fransız savunma hatlarını vardılar ve çok kısa bir süre içinde Fransa’yı işgal ettiler. Churchill Fransa’nın savaşta kalarak direnmesi ve donanmasını Almanya’ya teslim etmemesi için yoğun bir çaba harcadıysa da, Fransa 22 Haziran 1940’ta teslim oldu.

Fransa’nın teslim olmasının ardından, İngiliz Hava Kuvvetleri ile Alman bombardıman ve avcı uçakları arasında amansız bir mücadele başladı. İngi­liz avcı pilotlarının Alman Hava Kuvvetleri’ne önemli kayıplar verdirmesine karşın, Londra ve diğer büyük İngiliz kentlerinin yoğun bir biçimde bombalanması engellenemedi. Bu sırada Mussolini İtalya’sı da savaşa girmiş ve cephe genişlemişti. 1940 sonlarına doğru ABD artık açıktan açığa İngiltere’ye silah ve malzeme yardımı yapmaya başladı.

Hitler’in Haziran 1941’de SSCB’ye saldırması üzerine Churchill Stalin’e bir karşılıklı vardım antlaş­ması imzalanması önerisinde bulundu, ancak antlaşmanın imzalanması 1942’de gerçekleşti. Aralık 1941 ’de Japonya’nın ABD’nin Hawaii’deki Pearl Harbour deniz üssünü bombalaması üzerine ABD de savaşa girmiş oldu. Bu olayı izleyen günlerde Churchill ve Roosevelt arasında yakın ve karşılıklı anlayışa dayalı bir dostluk kuruldu. 1942’de İngiltere’nin Uzakdoğu’daki en önemli üslen birer birer düştü. Aynı zamanda Atlas Okyanusu’nda seyreden ve ABD’den malzeme ve petrol taşıyan gemiler ağır saldırılara uğruyordu. Bu günlerde Washington’a giden Churchill ABD yönetimini önce Almanya’nın yenilmesi gerektiğine ve bunun Japonya’nın çöküşü­nü getireceğine ikna etti. Gene bu günlerde, İngiliz ve Amerikan bilim adamlarından oluşan ortak bir ko­misyon atom bombasının yapımı üzerine çalışmaya başladı. 1942 ortalarında ilk kez Moskova’ya giderek Stalin’le görüşen Churchill, Stalin’in ikinci bir cephe açılması önerisini reddetti.

1942 sonlarına doğru savaşın kaderi Müttefikler’ den yana dönmeye başladı. Rommel’in ordusu 23 Ekim 1942’de el-Alamein’de çözüldü ve Amerikan birlikleri Kuzey Afrika’ya çıktı. Sovyet cephesinde ise, Alman orduları Stalingrad’ta durduruldu. İzleyen süre içinde karşı saldırılar ile Alman kuvvetlerini geri çekilmeye zorlayan Sovyet silahlı kuvvetleri Balkanlar’a girdi. 5 Haziran 1944’te İngiliz ve Amerikan birlikleri Normandiya çıkartmasını başlattılar. Ekim 1944’te Moskova’da Stalin’le buluşan Churchill, Bal­kan Yarımadası’nın İngiliz ve Sovyet etki alanları olarak bölüştürülmesi konusunda anlaşmaya vardı. Mayıs 1945’te toplanan Yalta Konferansı’nda, Churchill Yunanistan’ın SSCB’nın etki alanının dışında kalmasını sağladı.

Churchill Temmuz 1945’te Muhafazakâr Parti’nin seçimleri kaybetmesi ve İşçi Partisi’nin iktidar olması kaybetmesi üzerine, Haziran 1945’te Müttefikler’ce toplanan Potsdam Konferansı sona ermeden İngiltere’ye dön­mek zorunda kaldı. Bu tarihten 1951 ’e dek sıyası yaşamını muhalefet önderi olarak sürdürdü. Churc­hill bu dönemde sürekli olarak Sovyetler Birliği’nden kaynaklandığını öne sürdüğü komünizm tehlikesine karşı, İngiltere ve ABD’nin barışın bekçileri olarak birleşmeleri ve Avrupa Birliği’ni oluşturmaları gerek­tiğini savundu, iktidardan U2ak kaldığı bu süre içinde, The Second World War (“İkinci Dünya Savaşı”) adlı kitabını kaleme aldı.

1951 genel seçimleriyle kurulan ilk Muhafazakâr hükümetin başbakanı olan Churchill Nisan’ 1955’e dek bu görevde kaldı. Başbakanlığı sırasında daha önce kamulaştırılmış olan çelik sanayiini ve karayolu ulaşımını yeniden özel kesime devretti. Dış politikada İngiltere ile Atlas Okyanusu ötesi ülkeler arasında gevşemiş olan ilişkileri sağlamlaştırmaya çalıştı. Ocak 1952’de Washington ve Ottawa’ya giderek ABD ile, Almanya’nın yeniden silahlanması ve Kore Savaşı konularında anlaşmaya vardı. 1953’te Kraliçe II. Elisabeth tarafından “Order of Garter” rütbesi veri­len Churchill aynı yıl tarih, biyografya ve hitabet alanlarındaki başarısı nedeniyle Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

5 Nisan 1955’te kendi isteğiyle başbakanlıktan istifa eden Churchill, Avam Kamarası’ndaki milletve­killiğini sürdürdü. Ayrıca önemli yapıtlarından olan A History of Englısh Speakıng Peoples (“İngilizce Konuşan Halkların Tarihi”) adlı dört ciltlik kitabını yazdı. 1959’da katıldığı son milletvekili seçimlerini de kazanarak milletvekili oldu, 9 Nisan 1964’te ABD Kongresi tarafından Onursal Amerikan Vatandaşı ilan edildi.

Winston Churchill Eserleri:

  1. The Story of Malakand Field Force, 1898, (“Malakand Sahra Gücünün Öyküsü”);
  2. The River War, 1899, (“Nehir Savaşı”);
  3. London Lo Ladysmith via Pretoria, 1900, (“Pretoria Üstünden Londra’dan Ladysmith’e”);
  4. Savola, 1900; lan Hamılton’s March, 1900, (“lan Hamilton’un Yürüyüşü”);
  5. The Life of Lord Randolph Churchill, 2 cilt, 1906, (“Lord Randolph Churchill’in Yaşamı”);
  6. My Afrıcan Joumey, (Otobiyografi), 1908, (“Afrika Yolculuğum”);
  7. Liberalism and the Social Problem, 1909 (“Liberalizm ve Toplumsal Sorun”)
  8. The World Crisis 1911-1918, 4 cilt, 1923-1929, (“Dünya Bunalımı 1911- 1918”);
  9. My Early Life, (Otobiyografi), 1930,(“Yaşamımın İlk Yılları”);
  10. The Eastern Front, 1931, (“Doğu Cephesi”);
  11. Thoughts and Adventures, (otobiyografi), 1932, (“Düşün­celer ve Maceralar”);
  12. Marlborough, His Life and Times, 4 cilt, 1933-1938, (“Marlborough, Yaşamı ve Dönemi”);
  13. Great Contemporaries, 1937,(“Büyük Çağdaşlar”);
  14. Arms and the Covenant, 1938, (“Silahlar ve Misak”);
  15. Step by Step, 1939, (“Adım Adım”);
  16. Paıntıng as a Pastime, 1947, (“Zaman Geçirme Aracı Olarak Resim”);
  17. The Second World War, 6 cilt, 1948-1954, (“İkinci Dünya Savaşı”);
  18. History of Englısh Speakıng Peoples, 4 cilt, 1956-1958, (“İngilizce Konuşan Halkların Tarihi”).

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, Cilt 26, Anadolu yayıncılık.

Churchill kimdir? Hayatı ve eserleri: İngiliz devlet adamı ve yazarı. İkinci Dünyâ Savaşının önemli şahsiyetlerinden biridir. Oxfordshire’de, Blenheim Sarayında 1874 yılında dünyâya gelmiştir. Babası, Lord Randolph Churchill’dir. Annesi Amerikalıdır. Churchill, öğrenimine 13 yaşındayken Harrow Kolejinde başlamış, 1895 yılında bu okulu bitirmiş ve süvâri subayı olmuştur.Sonra, asker olarak, “Kraliçe’ye âit” adıyla anılan alaya katılmıştır. Dünyânın dört bucağındaki zavallı insanların köle gibi kullanıldığı İngiliz sömürgelerinin elden çıkmaması için gönüllü olarak Küba, Hindistan ve Sudan’da çarpışmış, hizmetlerinden dolayı madalyalar almıştır.

Churchill, yazı hayâtına Morning Post Gazetesi’nde savaş muhâbiri olarak başlamış, ömrünün sonuna kadar siyâset adamlığı yanında, yazarlığını da sürdürmüştür. Güney Afrika’da savaş muhâbirliği yaparken bir ara Boerler’in eline esir düşmüş, fakat büyük tehlikeleri göze alarak buradan kaçmayı başarmıştır. İngiltere’ye avdetinden sonra Muhâfazakâr Partiye girmiş ve milletvekili seçilmiştir. Kurulan hükümette kendisineSömürgeler Müsteşarlığı görevi verilmiştir (1905-1908). Bundan sonra teşkil edilen liberal hükümette ise (1908-1915) sırasıyla Ticâret, İçişleri ve Donanma bakanlıklarında bulunmuştur. Bu görevleri sırasında, işçilerin hastalık ve ihtiyarlık sigortalarını, Lordlar Kamarasının, Avam Kamarasına karşı kullandığı veto hakkının kaldırılmasını sağlamış ve daha birçok sosyal reformların gerçekleşmesine sebeb olmuştur. Birinci Dünyâ Savaşının çıkacağı tehlikesini önceden sezerek, Temmuz Manevraları adı altında deniz kuvvetlerini harekete hazır hâle getirmiştir. Bu meyanda kömürle işleyen gemileri, benzinle işleyenlerle değiştirmiş, 18 yeni tanker yaptırmış; denizaltı gemilerini ve uçak filolarını kurmuştur. Siyâsî alanda da Fransa’nın tam desteğinin gerektiği fikrini ısrarla savunmuştur.

Birinci Dünyâ Savaşında Churchill: 1914 yılında, Birinci Dünyâ Savaşı çıktığı zaman, İngiliz Donanması Churchill’in önceden aldığı tedbirlerden dolayı çok mükemmel bir durumdaydı. Ama bunun yanında ordu zayıftı. Bu mükemmel donanmaya güvenilerek, 1915 yılında zayıf durumda olan müttefikleri Rusya’ya yardım etmek için İngilizler Fransızlarla birlikte Çanakkale Çıkartmasına katıldılar. Taktik siyasî bakımdan çok mükemmeldi. Fakat hesaplar arzû edildiği gibi çıkmadı. Türk askerinin akıllara sığmayan kahramanca müdâfaası karşısında büyük bir hezimete uğradılar. Büyük bir Türk ve Müslüman düşmanı olan Churchill Çanakkale’deki Mehmedcikten yediği tokatın arkasından vazifesinden atıldı. Daha sonra 1916 yılında Lord George başbakan olunca, Churchill de Levâzım Bakanı oldu. Fakat İngilizler, Çanakkale yenilgisinden dolayı hükûmeti devamlı tenkid ediyorlardı. Netîcede tekrar seçimlere gidilince, George, seçimlerde kaybederek iktidardan düştü. Bu ara, Churchill de tekrar yazarlığa döndü. Yazılarında genellikle Nazi Almanyasının dünyâ barışını tehlikeye düşüreceğini tema olarak ısrarla anlatmağa çalışıyordu. Bunun yanında Churchill, 1924 yılında muhâfazakârlar safında tekrâr parlamentoya girmiş ve bir süre sonra da Mâliye Bakanı olmuştur. 1929 yılında kabine düşünce, Churchill, bu defa Avam Kamarasında milletvekili olarak kalmıştır.

İkinci Dünyâ Savaşında Churchill: İkinci Dünyâ Savaşı 1939 yılında başlayınca, Churchill, hemen Donanma Bakanlığına getirilmiştir. 1940’ta Başbakan olmuştur. Savaşın ilk yıllarında halka moral gücü vermiş, daha sonra da ABD’nin savaşa fiilen katılmasını, Sovyetler Birliğinin de İngiltere’nin yanında yer almasını sağlamıştır.Savaş süresince politikacı kişiliği ile Almanların yenilmesinde başlıca sebeb olmuştur.

Churchill, 1941 yılında Amerika Cumhurbaşkanı Rooswelt’le bir toplantı düzenleyerek, Atlantik Paktını kurmuştur. Yine 1942 yılında Moskova’ya giderek Stalinle görüştü, 1943 yılında Churchill, Rooswelt ve Stalin üçü birlikte “Üç Büyükler” adı altında birleşerek Tahran toplantısını yapmışlardır. Bu toplantılar, Almanya’nın yenilmesini sağlayacak nitelikte kararların alınmasını sağlayan toplantılardır. En sonuncusunu 1944 yılında Yalta’da yapmışlardır. Dünyâ yönetimini ele geçirme, dünyâ barışını elde tutma amacıyla yapılan bu toplantıda Üç Büyükler, bütün siyâsî ve askerî güçlerini birleştirmişlerdir. Netîcede Almanya yenilmiştir. Bu toplantıların hazırlayıcısı da Churchill’dir.

1945 yılından sonra Churchill, iktidarı kaybederek muhâlefet lideri olmuş 1951’de tekrar Başbakanlığa geçmiştir. Fakat yaşı ilerlediğinden eski çalışma gücünü kaybettiği gerekçesiyle 1955 yılında kendi arzusu ile siyâset hayâtından çekilmiş, okumaya, yazmaya, resme, hattâ bir ara balık avcılığına bile meraklanmıştır. Churchill, 1965 yılında ölmüştür.

Eserleri:

Savaş Anıları, 6 ciltlik bir eserdir. İkinci Dünyâ Savaşını anlatmaktadır (1948-1954). Churchill, bu eseriyle 1953 yılında Nobel Edebiyât ödülünü kazanmıştır. Dünyânın Geçirdiği Buhran, 4 cilttir (1923-1929). Churchill’in Hayâtı.

KAYNAK: REHBER ANSİKLOPEDİSİ, 4. CİLT

One Comment »