Aka Gündüz kimdir? Hayatı ve eserleri

kihaes 01/02/2015 0

Aka Gündüz kimdir? Hayatı ve eserleri: (ö. 1885-1958) Türk romancısı, gazeteci ve şair. Asıl adı Hüseyin Avni’dir. İlk yazılarında Enis Avni, daha sonra da Aka Gündüz adını kullandı ve bu sonuncu isimle tanındı. Rumeli’de Alasonya kasabasında doğdu. İlk tahsilini Serez ve Selânik’te yaptı; Selânik Rüşdiyesi’nden sonra Eğrikapı Sırp Rüşdiyesi’ne devam etti. Okumasını istemeyen üvey annesinden kaçıp İstanbul’a geldi ve sırasıyla Galatasaray, Edirne ve Kuleli askerî idâdîlerinde okudu. Harbiye’nin ikinci sınıfında iken siyasete karıştığı için hastalığı da bahane edilerek okuldan ihraç edildi ve tekrar Selânik’e döndü. Daha sonra Paris’e gitti; orada Collège de France, Paris Güzel Sanatlar Okulu ve Hukuk Fakültesi’nde iki buçuk yıl çeşitli derslere devam ettikten sonra İstanbul’a döndü. Hariciye gümrüğünde bir memuriyete tayin edildi. Bu vazifede çok kalmadan Selânik’te ikamete mecbur olarak sürgün edildi. 31 Mart Vak‘ası sırasında Hareket Ordusu ile birlikte İstanbul’a geldi (1909). Adana’daki Ermeni ayaklanması üzerine oraya vali tayin edilen Bahriye nâzırı Büyük Cemal Paşa’nın maiyetinde, on dört ay Adana vilâyet meclisi başkâtipliğinde bulundu. Bu sırada Adana Vilâyet Gazetesi’nde birçok yazısı çıktı. İstanbul’a döndükten sonra matbuat hayatına atıldı. İstanbul’un işgali üzerine İngilizler tarafından Malta’ya sürüldü. Sürgün dönüşü Ankara’ya giderek Millî Mücadele’ye kalemiyle katıldı ve Paşa Kâzım ile Anadolu’da Peyâm-ı Sabah (1920) gazetesini çıkararak İstanbul’da Millî Mücadele aleyhinde yazılar neşreden Peyâm-ı Sabah’a karşı çıktı ve muhaliflerin sindirilmesinde rol oynadı. Cumhuriyet’ten sonra Millî Mücadele’yi yücelten ve Cumhuriyet’in resmî prensiplerini yaymaya çalışan eserlerini yayımladı. 1932-1946 yılları arasında Ankara milletvekilliği yaptı. 6 Kasım 1958’de öldü.

Edebiyat dünyasına oldukça genç sayılabilecek bir çağda, on altı yaşında, Edebiyât-ı Cedîde şairleri tarzında manzumeler yazmakla giren Aka Gündüz, Enis Safvet, Avni, Muallim ve Serkenkebîn takma adlarıyla edebî ve mizahî birçok şiir ve yazı kaleme almıştır. 1901 Martında Mecmûa-i Edebiyye’de (1315-1318) çıkan bir şiirle yayın dünyasına ayak basmış, daha sonra Selânik’te yayımlanan Çocuk Bahçesi (1903) ve Genç Kalemler (1911) dergilerinde yer alan yazılarıyla edebiyat çalışmalarını sürdürmüş ve kısa sürede tanınmıştır. Selânik’te haftalık Kadın gazetesini yayımlamış (1908) ve burada Seniha Hikmet adıyla yazdığı şiir ve makaleler ilgi uyandırmıştır. Karagöz (1908) gazetesinin başmuharrirliğini yapmış, Ubeydullah Efendi ile birlikte Hak Yolu adlı bir akşam gazetesi de çıkarmıştır (1910). Daha sonra İstanbul’da Ercümend Ekrem (Talu) ile beraber mizahî Alay dergisini yayımlamıştır (1920). Sabah (1889), Zaman (1909), Hizmet (1925), Âhenk (1928), Tercüman (1887-1917), Tanin (1324-1341), İleri (1334-1340), Hâkimiyet-i Milliye (1336-1928) gibi birçok gazetelerde yayımlanan şiir, hikâye, roman ve makaleleriyle gazetecilik ve yazarlığı sürdürmüştür.

Asıl şöhretini millî edebiyat cereyanına katıldıktan sonra kazanan Aka Gündüz, 1923’ten önce yayımladığı eserlerinde, daha çok, Türklük duygusuyla Rumeli’de düşman elinde kalan Türk toprakları karşısında duyduğu ıstırabı, bir avuç Türk’ün bu topraklarda verdiği kahramanca mücadeleyi dile getirmiştir. Cumhuriyet’ten sonra neşrettiği eserlerinin büyük bir kısmı ise doğrudan doğruya tezli roman niteliğinde olup ele aldığı zaman dilimi, imparatorluktan millî devlete geçiş dönemidir. Romanlarında kadın ve çocuk terbiyesi, suça ve fuhşa sürüklenmenin sosyal-psikolojik sebepleri, bâtıl inançların kötü etkileri, savaşın doğurduğu ekonomik ve ahlâkî çöküş, inkılâplardan sonra ortaya çıkan yeni ve yerli hayat tarzının müdafaası ön planda bulunmaktadır. Devrinde geniş bir okuyucu kitlesi tarafından tutulmuş ve eserleri okunmuş bir yazar olan Aka Gündüz’ün şiir, hikâye, piyes, roman, mizahî hikâye, fıkra ve çocuk hikâyesi türlerinde yetmişe yakın eseri yayımlanmıştır. Şiirlerinden bazıları bestelenmiş ve sevilen şarkılar arasında yer almıştır.

Eserleri

Çoğu devrin gazete ve mecmualarında tefrika edilen ve bir kısmı bu halde kalan eserlerinden kitap halinde basılan başlıcaları şunlardır:

Şiir ve Piyesleri

  1. Bozgun (şiir, İstanbul 1334);
  2. Muhterem Katil (piyes, İstanbul 1330);
  3. Yarım Türkler (piyes, İstanbul 1919);
  4. Beyaz Kahraman (piyes, Ankara 1932);
  5. Yarım Osman (piyes, Ankara 1933);
  6. Mavi Yıldırım (piyes, Ankara 1933).

Hikâye ve Romanları

  1. Türk Kalbi (İstanbul 1327);
  2. Türkün Kitabı (İstanbul 1329);
  3. Kurbağacık (İstanbul 1335);
  4. Bu Toprağın Kızları (Ankara 1927);
  5. Hayattan Hikâyeler (İstanbul 1928);
  6. Dikmen Yıldızı (İstanbul 1928);
  7. Odun Kokusu (İstanbul 1928, eser daha sonra Odun Kokusundaki Hicran adıyla yeniden basılmıştır, İstanbul 1938);
  8. Tank-Tango (İstanbul 1928);
  9. İki Süngü Arasında (İstanbul 1929);
  10. Yaldız (İstanbul 1930);
  11. Çapkın Kız (İstanbul 1930);
  12. Aysel (İstanbul 1932);
  13. Ben Öldürmedim (İstanbul 1933);
  14. Onların Romanı

AKA GÜNDÜZ

(1886-1958)

Selânik’te doğdu. Asıl adı Enis Avni’dir. Ortaöğrenimini Kuleli Askeri İdadisinde tamamladıktan sonra geç­tiği Harbiye’nin ikinci sınıfından has­talanarak ayrıldı. Bir süre Paris’te hu­kuk okudu. Yurda dönünce II. Abdülhamid yönetimi tarafından Selânik’e sürgün edildi. İkinci Meşrutiyet’in ila­nından sonra İstanbul’a yerleşerek ga­zeteciliğe başladı. İstanbul’un işgal günlerinde İngilizler tarafından Malta’ya sürülen yazarlar, düşün adamla­rı arasında o da vardı. Cumhuriyet’ten sonra (1932) Ankara’dan milletvekili seçildi. 1946’ya kadar da her dönem parlamentoya girme olanağını buldu, ilk şiirleri Mecmua-i Edebiye, Malû­mat, Terakki dergilerinde göründü. Sonra Ömer Seyfettin, Ali Canip, Ziya Gökalp ile birlikte Genç Kalemler ha­reketine katıldı. Hece ölçüsüyle yazdı­ğı bu dönem ürünlerini de içine alan şiirlerinden oluşan kitabı Bozgun (1918) adım taşıyor.

Asıl ününü öykü ve romanları ile yapmıştır.

Kaynak: Çağdaş Türk Edebiyatı 1, Meşrutiyet Dönemi 1, Şükran YURDAKUL, 1994, Evrensel Basım Yayın.

Edebiyat dünyasına şiirle giren AKA GÜNDÜZ (1886-1958), Selanik’te doğdu, ortaöğrenimini Ömer Seyfettin’le birlikte askeri okulda yaptı. Ge­çirdiği rahatsızlık nedeniyle Harp Okulu’ndan ayrılarak bir süre ülke dışı­na çıktı. Paris’te Hukuk ve Güzel Sanatlar öğrenimi yaptı. Asıl adı Enis Av- ni imzası ile Çocuk Bahçesi (1905), Genç Kalemler (1911) dergilerinde yaz­dı. Daha sonra, çeşitli gazetelerde uzun yıllar yazarlık etti. Yayımlandıkla­rı yıllar ilgi gören romanları arasında en ünlüleri Dikmen Yıldızı (1928, 3. bas. 1953), Tango Tango (1928), Bir Şoförün Gizli Defteri’dir (1928).

Teebhül Âleminde (1903), Kadın Kalbi (1903), Müsebbib (1911) adlı ro­manlarının yaşadığı dönemde de hiçbir iz bırakmamasına karşılık Zavallı Necdet’i (1902, 6. bas. 1961) ile az gelişmiş okurun ilgisini kazanan SAF­FET NEZİHİ (1871-1939): Ölmüş Bir Kadının Evrakı Metrûkesi (1905, 4. bas. 1942); Nedret (1922,4. bas. 1943) romanlarının yazarı GÜZİDE SAB­RI (1886-1946) bu dönemin ünlü “aşk romanı” yazarlarındandır.

Kaynak: Çağdaş Türk Edebiyatı , Meşrutiyet Dönemi 2, Şükran KURDAKUL, 1994, Evrensel Basım Yayın.

AKA GÜNDÜZ

Son devir hikaye ve romancısı; şair ve gazeteci. 1886 yılında Selanik’e bağlı Katerina ile Alasonya kasabaları arasındaki bir dağ köyünde doğdu. Asıl adı Enis Avni’dir. Önceleri Enis Avni, sonraları ise, Aka Gündüz adıyla eserler verdi. İlk tahsilini Serez’de İncili Mektebde ve Selanik’deki Şemsi Hoca Mektebinde tamamladı. Bir müddet Selanik Askeri Rüşdiyesine devam ettiyse de 1896 Yunan Harbi esnasında Eğrikapı Rüşdiyesine nakledildi. Daha sonra İstanbul’a gelerek Mekteb-i Sultanisinin idadi kısmı, Edirne Askeri İdadisi ve Kuleli Askeri İdadisinde okudu. Hastalığı sebebiyle Harbiyenin ikinci sınıfından ayrıldı. Paris’e giderek bir müddet Güzel Sanatlar Okulu ve Hukuk Fakültesine devam etti. Ancak hiç birini bitiremeden üç yıl sonra geri döndü. 1910 yılında Selanik’e sürgün edildi. Adana’daki Ermeni olayları üzerine oraya tayin olunan Bahriye Nazırı Cemal Paşanın maiyetinde on dört ay Vilayet Meclisi İdare Başkatibi olarak çalıştı. Aka Gündüz, 31 Mart Vak’ası üzerine gönüllü yazıldığı Hareket Ordusuyla İstanbul’a geldi. İşgal kuvvetleri tarafından Malta’ya sürüldü. Ankara Hükumetinin teşebbüsüyle yurda döndü. Cumhuriyetten sonra 1932 – 46 yılları arasında milletvekili oldu ve Kasım 1958’de Ankara’da öldü.

1920 yılında Alay Dergisini çıkardı. Çocuk Bahçesi ve Genç Kalemler dergilerinde çıkan yazılarıyla dikkati çekti. Sade dil görüşüne bağlı olup Milli Edebiyat akımı içinde yer almıştır.

Eserlerinde millet sevgisinin neticesi olarak geniş halk zümreleri ile bunların ızdırabları işlenmiştir. Cümleleri ateşli ve kısadır. Eserleri hayat tecrübesini verir. Yetmişe yakın eseri vardır.

Eserleri:

Türk Kalbi (hikaye, 1911), Türk’ün Kitabı (hikaye, 1911), Kurbağacık (hikaye, 1919), Dikmen Yıldızı (roman, 1927), Odun Kokusu (roman, 1928), Tank-Tango ( roman, 1928), Hayattan Hikayeler (hikaye, 1928), İki Süngü Arasında (roman, 1929), Yaldız (roman, 1930), Çapkın Kız (roman, 1930), Aysel (roman, 1932), Ben Öldürmedim (roman, 1933), Onların Romanı (roman, 1933), Kokain (roman, 1935), Üvey Ana (roman, 1935), Üç Kızın Hikayesi (roman, 1933), Aşkın Temizi (roman, 1937), Çapraz Delikanlı (roman, 1938), Zekeriya Sofrası (roman 1938), Mezar Kazıcılar (roman, 1939), Giderayak (roman, 1939), Yayla Kızı (roman, 1940), Bebek (roman, 1941), Bir Şoförün Gizli Defteri (roman, 1943), Eğer Aşk… (roman, 1946), Sansaros (roman, 1946), Bir Kızın Masalı (roman, 1954), eserlerinin belli başlılarıdır.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi, 1. cilt

Aka Gündüz kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: Hikayeci, romancı, şair ve gazeteci. 1886 yılında Selanik’e bağlı Katerina ile Alasonya kasabaları arasındaki bir dağ köyünde doğdu. Rizeli bir yüzbaşının oğ­ludur. Asıl adı Enis Avni’dir. Önceleri Enis Avni, sonraları ise, Aka Gündüz adıyla eserler verdi. İlk tahsilini Serez’de İnci­li Mektep’te ve Selanik’deki Şemsi Hoca Mektebi’nde tamamladı. Bir müddet Se­lanik Askeri Rüştiyesi’ne devam ettiyse de 1896 Yunan Harbi esnasında Eğrika­pı Rüştiyesi’ne nakledildi. Daha sonra İstanbul’a gelerek Mektebi Sultani’nin idadi kısmı, Edirne Askeri İdadisi ve Ku­leli Askeri idadisinde okudu. Hastalığı sebebiyle Harbiye’nin ikinci sınıfından ayrıldı. Paris’e giderek bir müddet Gü­zel Sanatlar okulu ve hukuk fakültesine devam etti. Ancak hiçbirini bitiremeden üç yıl sonra geri döndü. 1910 yılında Selanik’e sürgün edildi. Adana’daki Er­meni olayları üzerine oraya tayin olunan Bahriye Nazırı Cemal Paşa’nın maiyetin­de on dört ay Vilayet Meclisi İdare Baş­katibi olarak çalıştı. Aka Gündüz, 31 Mart Vak’ası üzerine gönüllü yazıldığı Hareket Ordusuyla İstanbul’a geldi. İstanbul işgal edilince yazıları ve konuşmaları nedeniy­le İşgal kuvvetleri tarafından Malta’ya sü­rüldü. Ankara Hükümetinin teşebbüsüyle yurda döndü. Cumhuriyetten sonra 1932- 1946 yılları arasında milletvekili oldu ve Kasım 1958’de Ankara’da öldü.

1920 yılında Alay dergisini çıkardı. Çocuk Bahçesi ve Genç Kalemler dergile­rinde çıkan yazılarıyla dikkati çekti. Sade dil görüşüne bağlı olup Milli Edebiyat akı­mı içinde yer almıştır. Eserlerinde millet sevgisinin neticesi olarak geniş halk zümreleri ile bunların ızdırapları işlenmiştir. Cümleleri canlı ve kısadır. Eserleri geniş bir okur kitlesince severek okunmuştur. Yetmişe yakın eseri vardır. Romanlarından çocuklar ve genç­ler için uyarlamalar yapılabilir. Bir öy­küsü, örnek olarak öykü türü bölümüne alınmıştır.

Çocuk kitapları:

Şiir: Bozgun (1918), Çocuk Kitabı (1928), Türk Duygusu (1941).

Kaynak: Türk Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Ansiklopedisi, 2. Cilt, Hasan Latif SARIYÜCE, Nar yayınları, 2012

Yorumlar kapalı.