Eyyüb es-Sahtiyanî kimdir? Hayatı ve eserleri

kihaes 02/27/2014 0

Eyyüb es-Sahtiyanî kimdir? Hayatı ve eserleri: Ebû Bekr Eyyûb b. Ebî Temîme Keysân es-Sahtiyânî (ö. 131/749)  Fıkıh ve hadis âlimi, tabiî. 68 (687-88) yılında Basra’da doğdu. Babası Aneze kabilesinin mevâlîsinden olup daha sonra Benî Tuheyye’ye iltihak etti. Zayıf bir rivayete göre ise Benî Tuheyye veya Cüheyne’nin mevâlîsindendi. Eyyûb sahtiyan ticaretiyle uğraştığı için Sahtiyânî nisbesiyle anıldı. Küçük yaşın­dan itibaren kendisini ilme adadı. İiim meclislerine büyük bir sebatla devam etti ve hocalarına karşı gösterdiği saygı ile dikkati çekti. Dört yıl boyunca dersle­rine katıldığı meşhur tabiî âlimi Hasan-ı Basrî tarafından, “Eyyûb Basra gençle­rinin efendisidir” şeklinde Övüldü. Yirmi yaşlarında iken gördüğü sahâbî Enes b. Mâlik’ten hadis dinlediği hususu şüphe­lidir. İbn Ebû Hatim, Eyyûb’un ondan ri­vayette bulunduğunu söylerken[1][102] İbn Hibbân bu görü­şün doğru olmadığını belirtmektedir[2][103]. Zehe.bî de Eyyûb’un Enes b. Mâlik’ten heTfiangı bir rivayetine rastlamadığını ifade etmektedir[3][104]. Atâ b. Ebû Rebâh, Hasan-ı Basrî, Hişâm b. Ur-ve, İbn Şîrîn, İkrime el-Berberî, Katâde b. Diâme, Mücâhid b. Cebr, Nâfi’, Saîd b. Cübeyr ve Salim b. Abdullah b. Ömer gibi birçok kişiden hadis dinledi. İbnü’l-Medînî’ye göre 800, İbn Uleyye’ye gö­re ise 2000 civarında hadis rivayet et­ti. Kendisinden de Hammâd b. Seleme, Hammâd b. Zeyd, İbn Şîrîn, Mâlik b. Enes, Ma’mer b. Râşid, Süfyân es-Sev-rî, Süfyân b. Uyeyne, Şu’be b. Haccâc ve Zührî gibi âlimler rivayette bulundular. İmam Mâlik, kendilerinden hadis dinle­diği âlimlerin en üstünü olarak tavsif ettiği Eyyüb dışında hiçbir Iraklı’dan na­kilde bulunmamıştır. Eyyûb es-Sahtiyâ­nî, İbn Şîrîn, Yahya b. Maîn, Dârekutnî ve Nesâî tarafından birinci derece ta’dîl la­fızları arasında yer alan sebt ve sika sı­fatlarıyla nitelendirilmiştir. İbn Sa’d ise onu ardarda sıraladığı sika, sebt, cami’, hüccet ve adi vasıflarıyla övmüştür. Ara­larında hocaları ve talebelerinin de bu­lunduğu bazı hadis münekkitlerince Ab­dullah b. Avn, Âsim el-Ahvel, Zührî gibi şöhret sahibi akranlarıyla kıyaslanarak üstünlüğü vurgulanmıştır. Eyyûb’u Bas­ra’nın hadis hafızlan arasında sayan İbn Uyeyne ise bizzat görüştüğü altmış se­kiz tabiî içinde onun gibisine rastlama­dığını ifade etmektedir. İbn Avn da Ey­yûb’un üstünlüğünü kabul ederek onun rivayetini kendisininkine tercih etmiştir. Şu’be Eyyûb’u “fakihlerin efendisi”, İbn Mehdî “Basra ehlinin hücceti” olarak ni­telemektedir. Ebû Dâvûd, İbn Hanbel’in Eyyûb’u Mâlik’ten üstün tuttuğunu bil­dirmektedir. Kütüb-i Süte müelliflerinin hepsi ondan rivayette bulunmuştur.

Eyyûb es-Sahtiyanî, hadis ve fıkıh alanında bu kadar övgüye mazhar olmasına rağmen hataya düşme korkusuyla hadisten delilini bilme­diği hususlarda ictihadda bulunmamış­tır. Eyyûb, Ramazan 131 ‘de[4][105] bir cuma günü Basra’da vebadan öldü.

İtikadî mezheplerin teşekkülü devre­sinde yaşayan Eyyûb es-Sahtiyânî akîde açısından Ehl-i sünnetin safında yer almıştır. Öyle ki Ehl-i sünnetten birinin ölüm haberini duyunca bir organını kay­betmiş gibi üzüldüğünü söylerdi. Kendi İfadesiyle, “İslâm’a karşı kılıç çekmede Hâricîler’e benzedikleri İçin” bid’atçılara da Haricî sıfatını vermişti. Aynca bid’at-çılann ictihadlan arttıkça Allah’a uzaklık­larının da artacağını belirtmiştir. Allah’ın semanın fevkinde olmadığını ileri süren Mutezile mensuplarını eleştirerek aslında bu iddialarıyla O’nun varlığını inkâr etme durumuna düştüklerini ileri sürmüştür.

Eyyûb es-Sahtiyânî âbid, zâhid, fazi­let sahibi, sünnete bağlı, bid’atçılara kar­şı mücadele eden bir âlimdi. Zâhidliğin gizlisinin makbul olduğunu, zühdün di­ğer insanlar üzerinde tahakküm vasıta­sı yapılmaması gerektiğini söylerdi. Sa­bahlara kadar ibadet ettiği halde bunu kimseye belli etmemeye çalışırdı. Züh­dü ve takvayı üstünlük sırasına göre Al­lah’a ibadetle tevhidde zühd. haramlar­da ve helâllerde zühd olmak üzere üç dereceye ayırırdı. Riya olur korkusuyla evinin döşenmesinde ve giyim kuşamın­da aşırı sadeliğe gitmezdi. Kırk defa hac yaptığı ve bu yolculukları sırasında ba­zı kerametleri görüldüğü rivayet edilir. Emevîler’in buhranlı döneminde yaşa­yan Eyyûb es-Sahtiyânî siyasetten uzak bir hayat sürmüş, hatta arkadaşı Yezîd (III) halife olunca onunla ilişkiyi kesmişti.

Sahtiyanı’nin rivayet ettiği hadisler Cehdamî tarafından Müsnedü (Tenki-hu) hadîsi Eyyûb es-Sahtiyânî adıyla bir araya getirilmiştir[5][106]. Kâtib Çelebi[6][107] ve Bağdatlı İsmail Paşa[7][108] ona Fe-rd’izu Eyyûb el-Başrî adlı bir kitap nis-bet etmişlerse de diğer kaynaklarda bu konuda bir eseri olduğuna dair bilgiye rastlanmamıştır.

 

Bibliyografya:

 

İbn Sa’d, et-Tabakât, Vll, 246-251; Yahya b. Maîn, et-Târîh, li, 48; Ali b. Medînî, el-‘İlel (Kal’acî), s. 79, 80, 85, 86, 89; Halîfe b. Hayyât, et-Tabakât (Zekkâr), I, 522; Buhârî, et-Târthu’l-kebîr. I, 409-410; a.mlf, et-Târîhu’ş-şağir, il, 24, 25, 26, 28; Fesevî, ei-Ma’rİfe ue’t-târth, Me­dine 1410/1990, II, 231-241; Osman b. Saîd ed-Dârimî, Târîh[8][109]. Dımaşk, ts[9][110]. s. 54-55; Ebû Zür’a ed-Dımaşkî, Târih[10][111], Dımaşk 1980, I, 472-473; İbn Ebü Hatim, el-Cerh ue’t-ta’dll, II, 255-256; İbn Hibbân, Meşâhîr, s. 150; a.mlf.. es-Şi-kât, VI, 53; İbn Mencûye. Ricâlü Şahîhi Müslim, I, 62-63; Ebû Nuaym. Hilye, 111, 3-14; Bari, et-TacdÜ ue’t-tecrîh ii-men harrace lehü’l-Buhârî fi’t-Câmfi’ş-şahîh[11][112]. Riyad 1406/1986″, I, 385-387; 5îrâzî. Tabaka-tü’l-fukahâ’, s. 89; İbnü’l-Kayserânî. el-Cem’ beyne ricâli’ş-Şahthayn, Beyrut 1405, 1, 34; SenYânî, el-Ensâb, Vll, 53; İbnü’l-Cevzî, el-Mun-tazam (Atâ), Vll, 288-290; a.mlf., Şıfatü’ş-şafue, III, 291-296; Ibnü’l-Esîr, et-Lübâb, II, 108; Ne-vevî, Tehzîb, l/l, s. 131-132; Mizzî. Tehzîbü’l-Kemâl, III, 457-464; İbn Kudâme el-Makdisî, ‘Ulemâ’ü’l-hadtş, I, 208-210; Zehebî, A’lâmun-nübelâ’, VI, 15-26; a.mlf., Tezkiretü’l-huffâz, 1, 130-132; a.mlf., Târîhul-lslâm: sene 121-140, s. 379-383; İbn Hacer, TehzTbu t-Tehzîb, 1, 397-399; Süyûtî. Tabakâtu i-huffâz (Ömer), s. 52; Münâvî, el-Keuâkib, I, 86-87; Keşfü’z-zunûn, II, 1246; Hediyyetü’l-‘ârifîn, I, 228-229; Nebhâm, Kerâmâtü’l-euliyâ71, I, 364; Sezgin, GAS, I, 87-88, 476.



[1][102] el-Cerh oe’t-ta’dtt, II, 255

[2][103] Meşâhîr, s. 150; eş-ŞHcât VI, 53

[3][104] Alâmü’n-nübelâ, VI, 16

[4][105] Mayıs 749

[5][106] Yazmaları için bk. Sezgin, I, 88, 476

[6][107] Keşfü’z-zunûn, II, 1246

[7][108] Hediyyetü’t-‘ârifîn, I, 228-229

[8][109] nşr. Ahmed Muhammed Nurseyf

[9][110] Dârü’l-Me’mûn li’t-türâs

[10][111] nşr. Şükrullah Nimetullah el-Kûcânî

[11][112] nşr. Ebû Lübâbe Hüseyin

Yorumlar kapalı.