Pierre Teilhard de Chardin kimdir? Hayatı ve Eserleri: (1881-1955) Fransız, arkeolog ve filozof. Evrensel evrim ilkesini geliştirmiştir. Clermont-Ferrand’da doğdu, New York’ta öldü. 10 yaşında Mongre Cizvit Okulu’na giren Chardin, 18 yaşında Aix-en-Provence’daki Cizvit düzenine katıldı ve yaşamının bitimine dek bu kuruluşun üyesi olarak kaldı. 1905-1908 arasında Kahire’deki Cizvit Okulu’nda profesör oldu. Bu dönemde sürdürdüğü bilimsel araştırmalar ve Bergson’un yapıtları, evrimciliğe ilgi duymasına yol açmıştır. Bergsoncu bilgin Le Roy ile arkadaşlığı, düşüncesini derinden etkilemiştir. Papaz olmasına karşın, I. Dünya Savaşı’na hastabakıcı olarak katılan ve çeşitli nişanlar kazanan Pierre Teilhard de Chardin, 1923’te Paris Katolik Enstitüsü’nde jeoloji ve paleontoloji dersleri vermeye başladı. Ancak kiliseye Darwin’in görüşlerini sokmaya çalıştığı için 1926’da oradan çıkarıldı. Paleontolojik ve jeolojik araştırmalar için gittiği Çin’de, 1946’ya dek kaldı. Orada “peking adamı”nın bulunmasına yol açan paleontoloji araştırmalarına katıldı, Asya’nın yer kabuğu katmanlarını inceledi, 1946’da döndüğü Fransa’ da College de France’da ders vermesine ve yapıtlarını yayımlamasına izin verilmemesi üzerine ABD’ye gitti. New York’taki Werner-Gren Vakfı yararına Güney Afrika’da paleontoloji ve arkeoloji araştırmaları yaptı. Chardin’in yapıtları ancak ölümünden sonra yayımlanabilmiş ve kilise içinde ve dışında tartışmalara yol açmıştır. 1962’de Katolik Kilisesi Resmi Dairesi görüşlerinin eleştirilmeden kabul edilmemesi için bir uyarı yayımlamış, ancak dine bağlılığı konusunda bir kuşku duyulmamıştır.
Chardin’in evrensel evrim
felsefesi, pozitivist evrim kuramından yola çıkar. Pierre Teilhard de Chardin,
dünyada canlıların oluşmasından çok önce, evreni kuran temel özdeklerin
karmaşık bir düzene doğru, geri dönülmez değişimler geçirdiğini öne sürdü. Bu
yüzden cansız doğa, kapalı bir denge içindeki değişmez öğelerden oluşan bir
dizge değildir. Tersine, her evrede “karmaşıklaşma yasasına” uyar. Bunun
sonucunda sayısız türlülükteki organik biçimler ve en son olarak da insan
ortaya çıkmıştır.
Chardin’e göre, bilincin evrimine,
evrensel özde- ğin fiziksel evrimi yol açmıştır, insan hem özdeksel bir
dizgedir, hem de kendisini bilinçli bir varlık olarak duyumsar. Evrenin her
bileşkesi, en temel biriminden insana dek, “özdeksel dış yüzü yansıtan bir iç
yüz” taşıdığından fiziksel evrim, bilinci geliştirecek ve bu evrimin son
aşamasında “kendi kendinin bilincine varan” düşünce ortaya çıkacaktır.
“Kendi kendinin bilincine varan”
düşünce yeteneği ve kültürün gelişmesi, canlı varlık evreni üzerine,
Chardin’in “düşünen katman” (noosphere) dediği, yeni bir katman eklemiştir,
insanı hayvanlardan ayırt eden bu katman evrimsel bir yakınlaşma yaratarak,
bütün kültürlerin tek bir dünya kültüründe birleşmesine yol açacaktır. Bitmemiş
olan evrim süreci tamamlandıkça, tinsel bir yoğunlaşma da görülecek ve insan
zihinsel ve toplumsal olarak bir son tinsel birliğe doğru ilerleyecektir. Bunun
sonucunda noosphere, birey ötesi (hyperpersonal) bir bilinçliliğe vararak
“Omega” diye adlandırılan bir aşamaya gelecektir. Omega, Tanrı ile özdeş değil,
ancak, evrensel tarihin yönünü ve ereğini saptadığı ölçüde Tanrı’dır. Chardin’e
göre bütün bireysel bilincin Omega’da birleşmesi, tanrısal ortamı yaratan sevgi
yoluyla gerçekleşecektir.
Genelde görüşleri ne Ortodoks
Hıristiyanlık’ın öğretileriyle ne de bilimsel evrim kuramıyla bağdaşan Chardin’in
en önemli yapıtı olan Le
Phenomene Humain, tanrıbilimci, filozof ve bilim adamları arasında tartışmalara
yol açmıştır.
Pierre Teilhard de Chardin Eserleri:
- Le Phenomene Human,
1955, (“İnsan Olgusu”); - Lettres de Voyage,
1956, (“Yolculuk Mektupları”); - Le
Milien Diviti, 1957. (“Tanrısal Ortam“); - Avenir
de i’bomme, 1959, (“İnsanın Geleceği”); - Hymne
de l’univers, 1964, (“Evrenin İlahisi“).
Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, Cilt 25, Anadolu
yayıncılık.
Yorumlar kapalı.