Gevrekzâde Hâfız Hasan Efendi kimdir? Hayatı ve eserleri

kihaes 07/18/2014 0

Gevrekzâde Hâfız Hasan Efendi kimdir? Hayatı ve eserleri: On sekizinci yüzyıl Osmanlı tıb âlimlerinden. 1724 (H.1137) senesinde İstanbul’da doğdu, 1801 (H.1216) senesinde vefât etti. Zamânın usûllerine göre tahsîlini tamamlayan Gevrekzâde Hâfız Hasan Efendi, kendisini tıp sahasında yetiştirdi. Kendisinden önceki tıp kitaplarını incelediği gibi, müşâhedelerine (gözlemlerine) dayanarak yeni bilgiler ortaya koydu. Sultan Üçüncü Mustafa Han tarafından 1769’da orduya başhekim tâyin edildi. Sultan Birinci Abdülhamîd Han tarafından 1785 senesinde Reîs-ül-Etıbbâ seçildi. Pekçok tıp eseri yazdı. 1801’de vefât etti.

Eserleri:

1) Et-Tâûn vel-Vebâ,

2) Mürşid-ül-Libâ fî Tercüme-i İspagerya,

3) Dürret-ül-Mensûriyye fî Tercümet-il-Mensûriyye,

4) Risâle-i Zübdet-ül-Kuhliyye fî Teşrîhi’l-Basariyye: Göz hastalıklarını ve tedâvilerini bildirmektedir.

5) Risâle-i Tıbbiye: Bu eser, dört bölümden ibâret olup; ilk bölüm dimağı, ikinci bölüm aksırık, üçüncü bölüm nezle ve zükkamı, dördüncü bölüm ise göz hastalıklarını bildirmektedir. Gevrekzâde Hâfız Hasan Efendi bu eserinde; kafa yaralanmaları ve bunların tedâvileriyle ilgili klinik müşâhedelerini anlatmış ve tedâvi için detaylı bilgiler vermiştir. Kan almayı ve müshili beyin şişmesine karşı tavsiye etmiştir. Bu eserin bir nüshası Topkapı Müzesi Kütüphanesinde 11570 numarada kayıtlıdır.

6) Risâle-i Nikris: Nikris yâni ayak ağrısının sebepleri, devreleri ve tedâvisi anlatılmıştır. Bu eser de Topkapı Müzesi Kütüphânesi ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kütüphânesinde bulunmaktadır.

KAYNAK: REHBER ANSİKLOPEDİSİ, 7. CİLT

Hafız Hasan Efendi «Körükzade-Gevrekzade» kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi:

Tabib alimlerden olup İstanbul’lu Abdullah Efendi’nin oğludur. 1183 (1770) tarihindeki Rus Seferinde Ordu hekimbaşısı idi. İstanbul’a gelişinde evvela Tababet-i Nassa mesleğine dahil olduğu gibi 1200 (1786) tarihinde Ser-Tabib-i şehriyari (Padişah’ın baş doktoru) ünvanına nail olmuştur. Bir ara Halep Mevleviyeti, müteakiben Mekke-i Mükerreme payesi kendisine verildi. 1216 (1801)’de İstanbul’da vefat ederek Eyyüb’te Şerifzade Mehmet Molla’nın civarına defnedilmiştir. (Neticetü’l-Fikriyye fi Tedbir-i Veladeti’l-Bikriyye) beş düstur bir hatime üzerine mürettep, (Düsturu’l Amel fi Tedbiri’s-Sihhatı ve’l-ilel) ve (ed-Dürretü’l-Mensuriyye fi Tercemeti’l-Mansuriyye) isimlerinde tıbbi eserleri vardır. Hal tercemesinin büyük bir kısmı ikinci eserinin başında yazılıdır. Bu eserinde Akciğer veremi ile cüzzam hastalıkları hakkındaki fikirleri dikkate şayandır. Tıb ilmini ibni Sina’nın «Kanun» unun mütercimi ismi aşağıda geçecek olan Tokat’lı Mustafa Efendi ile damadı İsmail ve (Reis’ül-Etibba) Müneccimbaşızade Mehmet Emin Efendilerden tahsil etmiştir.

Meşhur hakim Aristo’nun Yunanca Büyük İskender’e yazıp sonradan Arapçaya terceme edilen (Te’sisü’s-Siyase fi Tedbiri’r-Riyase) ismindeki eserinin dördüncü makalesini de (Sirru’l-Esrar) ismi ile terceme etmiştir. İmam-ı Gazali’nin (İlm-i Ledünni) ismindeki eserini de terceme etmiştir. Bu tercemeden Celvetiye Tarikatine mensub olduğu anlaşılmaktadır. Edirne Kadısı iken meşhur tarihçi Mir-hond’un eserlerinden iktibas yoluyla (Kıssa-yi Yusuf Aleyhisselam) ile (Kısas-ı Enbiya-i Beni israil) ve (Tahrib-i Beytü’l-Makdis) isimlerinde tarihi eserler yazmıştır. Birde Sultan 2. Bayezid zamanında İspanya’dan hicret eden Musevi doktorlarından İlyas bin Abram’ın Arapça (Mecennetü’t-Taun ve’l-Veba) ismindeki Ararpçadan genişleterek terceme ettiği (Gayetü’l-Mena’I-Mena fi Tedbiri’l-Merza) da tıbbi eserleri cümlesindendir.

Hekim Perakliyos’un Arapçaya terceme edilmiş (Murşidü’l-Lübafi Tercemeti Espağriba) adlı eserini de Türkçeye terceme etmiştir. Nüshası Yıldız Kütüphanesinde vardır. Terceme suretiyle meydana getirdiği tıbbi eserlerinin en büyük ve ehemmiyetlisi (Şemsiyyetu’l-Mansure) diye adlandırarak 1209 (1794) tarihinde ikmal etdiği eseridir ki eserin aslı (Tabakatü’l-Etibba)’da münderiç olduğu vech ile İbni Sinan’ın muallimi Ebu Mansur Hasan ibn-i Nuhu’l-Gameri’nin olup ismi (Gani ve Meni)’dir. Mütercim hata ederek (Durretu’l-Mensuriyye fi Tercemet’il-Mansuriyye) adını vermiştir. Mütercimin kendi el yazısı ile yazılı nüsha tarafımdan görülmüştür. Bu mühim tercemeden başka (Nikris) hakkında Türkçe bir risalesi de vardır. Vefat tarihi: (Ekl etdi Gevrekzade’yi aç gözlü felek) mısra’ı olmak üzere menkuldür.

Kaynak: Osmanlı Müellifleri, Bursalı Mehmed Tahir Bey, Meral Yayınevi, 3. Cilt.

Yorumlar kapalı.