Ahmed Vefik Paşa kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

kihaes 02/25/2014 0

Ahmed Vefik Paşa kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1823-1891) Osmanlı tiyatro yazarı ve yönetmeni, devlet adamı. Tanzimat tiyatrosunun önde gelen yazarlarından ve Osmanlı tiyatro geleneğinin kurucuların­dandır. İstanbul’da doğdu. Mühendishane-i Berri-i Hü­mayun (Kara Mühendishanesi) ilk bölümünde başla­dığı öğrenimini, babasının görevle gönderildiği Paris’ te sürdürdü. 1837’de İstanbul’a dönerek Tercüme Odası’na girdi. 1840’ta elçilik, kâtibi olarak Londra’ya gitti. Sırbistan, İzmir ve Memleketeyn’de (Eflâk-Boğdan) görev yaptı. 1847’de mütercim-i evvel oldu. Aynı yıl, Ahmed Cevdet Paşa ve Hayrullah Efendi ile birlikte ilk devlet salnamesini hazırladı. 1851’de kurulan Encümen-i Daniş’e üye seçildi. 1855’te deâvi nazırlığı, 1860’ta Paris elçiliği, 1861’de evkaf nazırlığı yaptı. 1862’de Darülfünun’da hikmet-i tarih öğretme­ni ve aynı yıl Anadolu sağ kol müfettişi oldu. 1864’te Bursa halkının şikâyeti üzerine görevlerinden azledil­di. Bu dönemde, orta öğretim için Fezleke-i Tarih-i Osmani adlı bir ders kitabı yazdı. Kimi Moliere çevirileri ve Voltaire’in Micromegas kitabının çevirisi­ni yaptı. Mahmud Nedim Paşa’nın sadrazam olduğu 1871 yılından sonra yeniden üst düzey görevlere getirildi. 1872’de yeniden azledildi. 1875’te Petersburg Bilim Akademisi’ne muhabir üye olarak katıldı. 1878’de “Paşa” rütbesiyle ilk Meclis-i Mebusan’ın başkanlığına getirildi. Aynı yıl, Edirne valiliği, Ayan Meclisi üyeliği, maarif nazırlığı, dahiliye nazırlığı ve başvekillik görevlerinde bulundu. 1879’da Bursa vali­liğine atandı. Bu dönemde, ilk il tiyatrosu olan “Bursa Tiyatrosu”nu kurdu. 1882’de bu görevinden de alın­dı. Aynı yıl üç gün süreyle başvekillik yaptı. Bu tarihten sonra yaşamını Rumelihisarı’ndaki yalısında geçirdi. 1891’de İstanbul’da öldü.

Ahmed Vefik Paşa,” Osmanlı siyaset yaşamının çeşitli zamanlarında ilginç konumlarda yer almıştır. Ama, asıl ününü kültür yaşamındaki etkin rolüyle sağlamıştır. İlk çalışmaları olan, Müntehâbât-ı Du-ruh-ı Emsâl kitabında Türkçe atasözlerini ve halk deyimlerini alfabetik olarak derledi. 1863’te Tasvir-i Efkâr gazetesinde tefrika edilen Hikmet-i Tarih, Darülfünun’da okuttuğu tarih felsefesi derslerinin özetiydi. Arapça, Farsça, Fransızca, İngilizce, İtal­yanca, Rumca, Almanca ve Latince bilmesinin yanı sıra, başta Çağatay lehçesi olmak üzere, Türkçe’nin birçok lehçesi üstüne de çalışmalar yaptı. Ebulgazi Bahadır Han’dan çevirdiği Şecere-i Türki’den sonra, 1876’da Lehçe-i Osmani’nin ilk bölümünü yazdı. Bu bölümde Türkçe’ye yerleşmiş Arapça ve Farsça sözcüklerle Türk lehçelerinde geçen sözcükleri ele aldı. İkinci bölümde ise, Osmanlıca sözcüklerin etimolojisini araştırdı. Ahmed Vefik Paşa, ulusal temele dayanan bir Türkiye tarihi anlayışını savundu ve bu tarihin Osmanlı tarihinden ibaret olmadığı görüşünü ileri sürdü. Dil alanına da yansıyan bu yaklaşımı nedeniy­le, Ziya Gökalp tarafından, Türkçülük akımının müjdecisi sayılmıştır. Ayrıca, Türk halk edebiyatı ve folkloru üstüne de çalışmış ve derlediği malzemenin bir bölümünü Macar Türkoloğu Ignac Kunos’a aktar­mıştır.

Ahmed Vefik Paşa, Fenelon’dan Telemak’ı, Victor Hugo’dan Hernani’yi ve Le Sage’den Gil Blas’yı çevirdi. Bu alandaki en önemli çalışmaları ise, Molie-re’in otuz dört oyununun çeviri ve uyarlamasıdır. On dokuzu basılan ve günümüze on altısı ulaşan bu çalışmalar, Osmanlı tiyatrosunun gelişiminde önemli yer tutar. Manzum çevirileri arasında Le Misanthrope (Adamcıl), Tartuffe, L’Ecole des Femmes (Kadınlar Mektebi), L’Ecole des Maris (Kocalar Mektebi) gibi oyunlar yer alır. Bunlardan Kadınlar Mektebinin sahnelenmesinde, Ahmed Vefik Paşa’nın isteği üzeri­ne Ahmed Fehim tarafından kapalı dekor (decor permejgerçekleştirilmiş, o güne değin uygulanan blok düzenli dekor anlayışından vazgeçilmiştir. Le Depit Amoureux (İnfial-i Aşk), Les Precieuses Ridicules (Dudu Kuşları) gibi oyunları düzyazıyla çeviren Ahmed Vefik Paşa, en etkili ürünlerini uyarlama tiyatrosu alanında verdi. Böylece, uzun yıllar izi sürecek olan Türk Moliere Okulunu kurdu. Moliere’ in, bir Fransız halk öyküsünden yola çıkarak yazdığı Le Medeam Malgre Luı’y’ı Zoraki Tabib adıyla istanbul yaşayışındaki benzer olaylara uyarladı. Le Malade Imaginaire’ı (Hastalık Hastası) Meraki, L’Avare (Cimri) oyununu Azarya adıyla uyarlarken, Moliere’in töre ve karakter komedisi üslubunu koru­du. Oyunlardaki kişileri ve çevreyi yerlileştirmede gösterdiği başarı bunların günümüze değin yaşarlığını korumasını sağladı. Oyuncuya Bir Oyun gibi kısa oyun denemeleri de yaptı.

Oyunlarında gündelik konuşma dilini kullanma­sı, manzum çalışmalarını hece vezniyle yapması, güçlü mizahı, dramaturji ve sahneleme sorunlarıyla yakından ilgilenmesi, Ahmed Vefik Paşa’nın Türk tiyatro tarihinde öncü bir konum kazanmasına neden oldu. Bursa’da otuz altı localı ilk il tiyatrosunu yaptırdı ve bazı zorlamalara başvurarak da olsa halkı tiyatro izlemeye yöneltti. Tiyatroculara yaptığı yar­dımların yanı sıra, başta Feraizcizade Mehmed Şakir olmak üzere, genç yazarların çıkışlarında etkili oldu. Ahmed Vefik Paşa’nın Bursa valiliği yaptığı döneme ait Hüdavendigâr adlı Bursa gazetesinin nüshalarının yok edilişi, çalışmaları konusundaki belgelerin sayısı­nı ve güvenilirliğim azaltmıştır. Ayrıca, çeviri ve uyarlamalarının önemli bir bölümü, Fasulyeciyan’ın İskenderiye’de ölümünden sonra kaybolmuştur.

YAPITLAR (başlıca):

Tarih-Dil:

  1. Müntehâbât-ı Durub-ı Emsal, 1846;
  2. Hikmet-i Tarih, 1863;
  3. Fezleke-i Tarih-i Osman’i, 1869;
  4. Lehçe-i Osman’i, 1876, (İlk bölüm) ;
  5. Lehçe-i Osmani, 1888/89, (ikinci bölümle birlikte);

Uyarlama:

  1. Azarya (L’Avare),
  2. Yorgaki Dandini (Georges Dandini),
  3. Zor Nikâhı (Le Mariage Force),
  4. Zoraki Tabib (Le Medecin Malgre Lui),
  5. Dekbazlık (Les Faurberies de Scapin),
  6. Tabib-i Aşk (L’Amour Medecin),
  7. Meraki (Le Malade Imaginaire).

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 2. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983

Vefik Ahmed Paşa kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: İlmi bakımdan değeri bilinen fazilet sahibi bir vezir olup İstanbul’ludur. İlk tahsilleri Mühendishane-i Berri-yi Hümayun’da başlamak üzere tahsillerini Paris’teki Sen Lui Lisesinde bitirmişlerdir. Memlekete dönüşünden sonra pek minim ve muhtelif me’muriyetlerde, iki defa sadr-ı a’zamlık vazifesinde bulunarak ayrılmalarında A’yan Meclisi azalığına tayin olundular. Arap, Fars, Fransiz, Latin, İtalyan dillerini mükemmel bir surette okuyup yazar ve dillerin şive telaffuzuna fevkal’ade meraklı olduğu cihetle bunlardan herhangisini telaffuz etseler duyanlara bu dilin kendi ana dili olduğu zannını verirdi. Rus, Alman, İngiliz ve eski Yunan dilini mükemmel bir şekilde okuyup anlarlardı. Eski dillerden Türkçeye irtibatı hasebiyle Çağatayca’da tam bir araştırma ve ihtisas sahibi oldukları gibi İbraniceyi de bilirlerdi. İlk defa olarak memleketimizde salname (yıllık) çıkarmışlardır.

Basılmış eserleri:

(Fezleke-i Tarih-i Osmani), (Lehçe-i Osmani), (Terceme-i Telemak), (Atalar Sözü), (Jil-plas Tercemesi) ve Moliere’in (Komedya)larının tercemeleridir.

(Ebu’l-Gazi Bahadır Han)ın (Evşal-i Şecere-i Türki) ismindeki eserinin bir kısmını da Osmanlı Türkçesine nakl edip basmışlardır. 1308 (1892) tarihinde vefat etmişlerdir. Mezarları vasiyetleri üzere Rumelihisarı’nda bulunan Kayalar Kabristanındadır. Merhumun irtihallerinde Fransa’nın Büyük Ansiklopedisi şu şekilde kendisinden bahsetmiştir:

«Ahmed Vefik Paşa dillere vakıf olan kimseler arasında mümtaz bir mevki’ kazanmıştır. Şark dillerinin hepsi ile konuştukları gibi Avrupa dillerinin hemen hepsine de vakıf idiler»

Şimdiye kadar Molyer’in eserlerinden Türkçe’ye on üç piyes terceme edip kendi gayreti ile Bursa’daki tiyatroda halka gösterdiği ve yine Bursa’da bastırdığı gibi Alman, İngiliz meşhur müelliflerinden Şekspir ile Şiller’in eserlerinden de tercemeler yapmıştır. Molyer’den terceme ettikleri piyesler şunlardır:

(Hasis – Cimri), (Aşık), (Zor Nikah), (Zor Tabib), (Nar-Not), manzum olarak. (Mekteb-i İnas), (Kocalar Mektebi), (Sefainin Hileleri), (Donjuan Jorj Varen), (Münzevi Tabibin Aşkı) ve (Sahte Hasta)dır.

Eserlerinden bazılarına dair izahat:

  • (Fezleke-i Tarih-i Osmani): Faydalı ve özlü bir Osmanlı tarihidir.
  • (Lehce-i Osmani): Birinci cüz’ü aslı Arapça ve Farsça olmayan kelimeler ve iştikakları, ikinci cüz’ü, asli Arapça ve Farsça olan Osmanlıca lafızları bildirmektedir. Yeni baskı adı ile 1306 (1890)’da basılan nüsha daha iyidir. Bu eser Osmanlı dilinin esası hakkında bilgi edinmek isteyen dilciler ve edebiyatçılar için lüzumludur.
  • (Terceme-i Telemak): Fransız alimlerinden meşhur Fenolan’in ahlaki, hikemi tarihi olan meşhur eserinin tercemesidir. Bu terceme sade bir dil ile yazılı olduğundan Kamil Paşa’nın eski tarz yazı üzere olan tercemesinden ziyade şimdiki yazı dilimize daha muvafıktır ki Hüdavendigar vilayeti (Bursa) matbaasında basılmıştır. Bu eser bilhassa Telemak’tan terceme yapmak isteyenlere büyük faydalar sağlar. Paşa Bursa (Hüdavendigar) valiliğinde bulundukları zaman kendi geniş bilgilerine, Bur­sa ihtiyarlarından Iazım gelenlerin mutalealarına ve bilgilerine müracaat ederek Osmanlılarca (Atalarsözü) denilen bir de (Durub-i Emsal-i Osmaniye) Mecmuası toplayıp bastırmışlardı ki lisanımız için mühim eserlerden sayılmaktadır.
  • (Evşal-i Şecere-i Türkiyye): Ebu’l-Gazi Bahadır (Buğatır) Han’ın meşhur eseridir ki zamanımız askeri alimlerinden Kilis’li Necib Asım Bey’in te’lif ettikleri Türk tarihine kaynak olan eserlerdendir. Esasen Çağatay Türkçesi ile yazılan bu eser Kazan, Petersburg ve İstanbul’da basılmıştır, Kazan baskısının başında Latince bir önsöz ile sonunda kitabın yazarının vekayi’i vardır. Basılmasına me’mur olan zat asli metni kendi dili olan Azerbaycan şivesine nakl etmiştir. Fakat dikkatsiz basıldığından yanlışları çoktur. İkincisi Fransızca tercemesi ile birliktedir ki itinalı bir surette basılmıştır. Üçüncü baskısı da Paşa’nın himmeti ile İstanbul’dadır. (Büyük Ansiklopedi)nin ifadelerinin bazı noktaları tashihe muhtaçtır. (Hasis) Teodor Kasap tarafından (Pinti Hamid) adı ile terceme edilmiştir. Manzum NarNot, (Rü’ya’nin Encamı) Ziya Paşa’nındır.
  • (Hikmet-i Tarih): Üstün takrirlerinden müteşekkil bir eser olup 152 sayfası basılmıştır.

Kaynak: Osmanlı Müellifleri, Bursalı Mehmed Tahir Bey, Meral Yayınevi, 3. Cilt.

Ahmed Vefik Paşa kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: Türk devlet adamı ve yazarı (İstanbul 1823-ay.y. 1891). Babası Ruhittin Efendi’yle birlikte Paris’e gidip (1834), Saint-Louis Lisesi’ni bitiren (1837), İstanbul’a dönünce Tercüme odasına girip(1837),Londra’da elçilik kâtipli­ği, Tahran (1851-1855) ve Paris’te (1861-1862) büyük­elçilik yapan Ahmet Vefik Paşa, 1862’den 1864’te Ali Paşa’nın ölümüne kadar hiçbir görev alamayıp, zama­nını çeviriler, uyarlamalar yapmakla geçirdi. Mahmut Nedim Paşa sadrazam olunca önemli görevler aldı: Rü­sumat emini (1871); sadaret müsteşarı (1872). 1872- 1877 arasında yeniden açıkta kaldı. 1878’de Marif na­zırlığında ve sadrazamlıkta (aynı yıl azledildi) bulunup, 1879-1881 arasında Bursa valiliği yaptı. İkinci kez sad­razamlığa getirilip (30 Kasım 1882), üç gün sonra gö­revden alındı.

Ziya Gökalp’ın Türkçülük hareketinin ilk öncülerin­den saydığı Ahmet Vefik Paşa, Fransız kültürünü yakın­dan tanıyordu. Arapça, Farsça ve Fransızca’yı iyi bildiği gibi, İngilizce’yi de öğrenmişti. Tarihi ve dili ilk kaynağa götürme amacını taşıyan çalışmaları milliyetçiliğe yö­neldiğini, çağdaşlarını aştığını gösterir. Nitekim, yaşadı­ğı çağda beğenilmeyen, kimi tutarsızlıkları nedeniyle eleştirilen dili, yerliliğin izlerini taşır. Özellikle Molière çevirileri ve uyarlamalarının yanı sıra, Bursa valiliği sıra­sında yaptırdığı (1879) tiyatro binasında zorla da olsa halkı tiyatro seyretmeye alıştırma çabalarıyla, Türk ti­yatrosuna önemli katkılarda bulunmuştur.

Ahmet Vefik Paşa’nın yapıtlarını Molière çevirileri, öteki çevirileri ve geri kalan yapıtları olarak üçe ayırmak gerekir. Molière çevirilerine ve uyarlamalarına (İnfial-i Aşk, Don Civani, Dudukuşları, Tartüf, Okumuş Kadın­lar, Kadınlar Mektebi, Zor Nikâh, Zoraki Tabip, vb.) 1869’da başlamıştır. Tarih ve dil alanında verdiği yapıt­lar şunlardır: Müntehabât-ı Durub-ı Emsâl (atasözleri, 1846), Hikmet-i Tarih (Tasvir-i Efkâr’da tefrika edildi, 1863), Şecere-i Türki(Ebülgazi Bahadır Han’dan aktar­ma, Tasvir-i Efkâr, 1864), Fezleke-i Tarih-i Osmani (rüş­tiyeler için ders kitabı, 1869), Lehçe-i Osmani(ilk bölümün basımı, 1876; iki bölümünün birlikte basımı, 1888).

KAYNAK: GROİLER İNTERNATİONAL ENCYCLOPEDİA, CİLT-1, 1993, DANBURY, CONNECTİCUT-İSTANBUL

Yorumlar kapalı.