Franz Brentano kimdir? Hayatı ve eserleri

kihaes 05/06/2020 0

Franz Brentano kimdir? Hayatı ve eserleri: (1838-1917) Alman filozof. Aristoteles felsefesin­den kaynaklanan ve bilginin oluşu­munda belli bir nesneye yönelmeyi temel sayan bir görüşü savunmuştur. Marienberg’te doğdu, Zürih’te öldü. Önce doğ­duğu yerde din öğrenimi gördü, sonra tanrıbilim okudu, papaz oldu, inançlar arasında ortaya çıkan ayrılıkların kaynaklarını araştırdı. 1864’ten sonra, ölünceye dek kaldığı Zürih’e yerleşti. Görüşleriyle uyuşmazlığa düştüğü kiliseden ayrıldı. Yaşamının sonlarına doğru gözleri görmez olunca, yazılarını, yardımcısına söyleyerek yazdırmaya başlamıştı.

Brentano, Würzburg ve Viyana üniversitelerinde ders vermiş, özellikle Alexius Meinong, Edmund Husserl, Cari Stumpf gibi düşünürlerin öğretmeni olmuş, üzerlerinde derin etki bırakmıştır. 1864’te papaz olan, 1873’te kiliseden ayrılan Brentano, felse­fede Aristoteles’e bağlı kalarak Kant ve ondan kay­naklanan Alman idealizmine karşı çıkmış, tutarlı bir realizmi savunmuştur. Brentano deneysel olmayan psikolojinin kurucusu olarak bilinir.

Brentano işitme, görme, duyma, düşünme, yar­gılama, çıkarsama, sevme ve nefret etme gibi zihinsel olguları ele almıştır. Ona göre zihinsel olgularda bulunup onları fiziksel olgulardan ayıran, “yönelin- miş varlıkdışılık”tır. Bunu Brentano aynı zamanda “bir nesneye yönelme” olarak da adlandırır. Zihinsel olgular nesneleri içlerinde yönelinmiş bir biçimde taşıyan olgulardır. Brentano’nun bununla anlatmak istediği, bir kişinin o anda orada olmayan, hatta var bile olmayan bir şeyi düşünmesinin olanaklı oldu­ğudur.

Gönderide bulunma (Referans) ya da “bir şeye yönelmiş olma” (Gerichtetsein), zihinsel olana özgü­dür. Brentano zihinsel olguları, nesnelerine yönelme biçimlerine göre sınıflandırır. Bir kişinin, örneğin A gibi bir nesneyle, ona yönelmiş olarak ilişkili olması­nın üç biçimi vardır: 

1- İnsan bir “A”yı düşünebilir.

2- İnsan “A” karşısında zihinsel bir tavır alabilir. Bu durumda “A”yı ya kabul edecektir ya da yadsıyacaktır. 

3- İnsan “A”ya göre duygusal bir tutum takınabi­lir. Bu durumda, çok geniş anlamda olmak üzere “A”yı ya sevecektir ya da ondan nefret edecektir.

Brentano bu üç tür olguyu, 

1-Tasarımlar (Vors- tellungen) düşünceler ya da kavramlar, 

2-Yargılar,

3- “Duygusal olgular”, ya da “sevme ve nefret etme” olguları olarak adlandırır. Bu olguları üreten de farklı edimlerdir.

Birinciler, yani düşünceler, temel olgulardır ve öteki iki tür zihinsel olgu bunları gerektirir. Bir nesnenin var olduğunu söylerken ya da o nesneyi isterken, insanda o nesnenin düşüncesi, tasarımı vardır. Ancak yargı yalnız düşüncelerin “birleştiril­mesi” değildir. Altın kavramı ile dağ kavramı birleşti­rilince, bir yargı değil, yeni bir kavram elde edilir, bu da “Altın Dağ” kavramıdır. Üçüncü tür zihinsel olgular da yargı olgusuna benzerler, bunlarda yalnız bir kavram bulundurmakla yetinilmez, bunlar “yö­nelme ilişkisinin karşıtlığı”nı da içerirler.

Bu üç tür olgu ile ilgili olarak doğruluk-yanlışlık bakımından şunlar geçerlidir. Birinci tür olgular için doğru ya da yanlış yargısı kullanılmaz. İkinci tür olgularda ise, karşıt sonuçlardan biri doğru ise, öteki yanlıştır. Aynı şey üçüncü tür olgular için de geçerli­dir. Bu görüş, Brentano’nun hem bilgi kuramının hem de ahlak felsefesinin temelini oluşturur.

Yargılar konusunda yargının nesnesi ile yargının gerektirdiği kavramın nesnesi özdeştir. Bu görüş, önermelere dayanmayan bir yargı kuramı olarak nitelenir. Buna göre, yargı nesneleri önermeler ya da durumlar değil, nesnelerdir. Brentano bu kuramını bileşik yargılara da uygular. Bunun getirdiği bir sonuç Kant’ın ‘varoluşun bir yüklem olmaması’ görüşünün yeniden yorumlanmasıdır. Brentano’ya göre, “A var­dır” denildiğinde yapılan, varoluş yüklemi ile“A”yı birleştirmek değil, ‘A’nın kendisini onaylamaktır. “Var olma” sözcüğü ‘synsemantik’, yani bir nesneye yönelik olmayan, yalnızca yargıda bulunma edimini niteleyen bir sözcüktür.

Yukarda sözü edilen görüşleri Brentano, “Betim­sel Psikoloji” dediği bilgi dalı içinde toplar. Deneysel psikolojinin tersine betimsel psikoloji, Brentano’ya göre, kesin bir bilimdir. Bu bilim evrensel doğruluk taşıyan yasalara varabilir. Bütün felsefenin de temeli­dir. Betimsel psikoloji Husserl’in fenomenolojisi ile yakından ilişkilidir.

Brentano, ahlakla ilgili görüşlerini, sevme ve nefret etme olgularının doğru ya da yanlış olabileceği görüşüne dayandırır. Yargılar nasıl doğru ya da yanlış olabiliyorsa, sevgi ve nefret olgularının da doğrusu ya da yanlışı olabilir. Bir nesnenin iyi olduğunu söyle­mek, o nesneyi sevmenin yanlış olmasının olanaklı olmadığını söylemektir. Benzer biçimde, bir nesnenin kötü olduğunu söylemek, ondan nefret edenlerin yanılmadığını söylemektir.

Doğru duygu kuramını anlayabilmenin tek yolu, Brentano’ya göre, doğru olarak nitelendirilen gerçek duygu durumlarını, böyle nitelendirilmeyen durum­larla karşı karşıya getirmektir. Sevme ve nefret etme duygularının doğruluğu, yargıda olduğu gibi, nesnel­dir. Çünkü kimi insanların aynı nesneyi doğru olarak sevmesi ve aynı zamanda başkalarının da ondan doğru olarak nefret etmeleri olanaklı olmadığı gibi, başkası­nın yanılarak nefret ettiğini yanılarak sevmek de olanaksızdır.

Etik, Brentano’ya göre, bilgi kuramında karşılığı olmayan bir kavramı kullanmalıdır. Bu kavram “daha iyi” kavramıdır. ‘A’ ‘B’den daha iyidir, denildiğinde ‘A’yı ‘B’ye yeğlemek doğrudur, denilmektedir.

Bir kanıta dayanarak yargıda bulunmak ile körü körüne yargıda bulunmak arasındaki ayırım insanı inanmaya götüren itki, duygu, içgüdü gibi kavramlar­la açıklanmamalıdır.

Brentano’ya göre, elde kanıt bulundurmakla doğru kavramına ulaşmanın yolu birdir. Çünkü kanıtlanmış her yargı ya doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak kanıtlıdır. Eğer bir yargı dolaylı olarak kanıtlı ise, kanıtı başka dolaysız kanıtlı yargılardan edinilmelidir. Doğrudan kanıtlı yargıların iki türü vardır. Birincileri “İç algı’nın yargılarıdır: bunlar örneğin şu belirli nesneyi görmem ya da gördüğümü hatırladığımı söylemem gibi olanlardır. İkinciler akıl ya da sezgi yargılarıdır: iki nesnenin bir nesneden daha çok olduğunu söyleyen yargılar; dört kenarlı bir üçgenin olamayacağı yargısı, ya da parçaları olmayan bir bütünün olamayacağı yargısı gibi.

Kanıtlanmış bir yargı doğru olduğu halde, doğru olan her yargı kanıtlı değildir. “Dış algı”dan gelen, dış dünyayla ilgili yargıların birçoğu doğrudur, fakat hepsi “kör”dür, kanıtlanmış değildir.

Brentano’ya göre doğru bir yargı, kanıtlanmış bir yargıyla çelişmeyen yargıdır. Brentano’nun ger­çeklik kuramının dile getirişe dayalı bir kuram olduğu söylenebilir, fakat bu kuram sadece dilsel bir kanıt ilkesini içermez; nesnel yanları da olan bir kuramdır. Onun varoluş kuramı ve iyinin yapısıyla ilgili kuramı da aynı biçimde tanımlanabilir.

Brentano’nun doğruluk ve kanıt ile ilgili görüşle­ri ve doğruluk ile kanıt arasında kurduğu bağ, onun gerçeklik kuramının bütününü vermez. Kategoriler kuramını da bu bağlamda ele almak gerekir.

Brentano’nun kategori kuramının ana noktaları şöyle sıralanabilir: Somut tikel nesnelerin dışında hiçbir şey yoktur. Her yargı, somut tikel bir nesnenin ya kabul edilmesi ya da yadsınmasıdır. Burada somut kavramı, soyut kavramının karşıtı olarak alınmalıdır; fiziksel değildirler.

Brentano’nun kategori kuramı, töz ve ilinek, bütün ve parçalar, bağlantılar kuramı, nedensellik, zaman ve mekân ile ilgili önemli irdelemeler taşır.

Mantık konusunda Brentano’nun yargı kuramı üzerine kurduğu tasım kuramı da şöyledir: “Bütün S’ler P’dir (A) önermesini, “P olmayan S yoktur” biçiminde; Hiçbir S, P değildir” (E) önermesini, “P olan S yoktur” biçiminde; “Bazı S’ler P’dir” (I) önermesini, “P olan bir S vardır” biçiminde yorum­lar. Bu sınıflandırmada, A ve E tümel önermeleri olumsuz önermelerdir; bu da Brentano’ya göre, hiçbir olumlu yargının tümel olamayacağını, ters taraftan da, olumsuz önermelerin tikel olamayacağını gösterir. Brentano’nun en önemli etkisi 1884-1886 arasında öğrencisi olan Husserl üzerinde görülür. Husserl’in ünlü kıldığı “fenomenoloji” terimi, Bren­tano’nun da kendi kurduğu bilim için kullandığı bir terimdir. Aynı anlama gelen “betimsel psikoloji” yüzünden, Frege ve Russell’ın “psikolojizm” dedikle­ri ve eleştirdikleri biçimi de Brentano’nun bulduğu söylenir. Ancak bu eleştiri, Brentano’nun kanıtlama kuramı hesaba katılırsa, haksız bir eleştiri sayılabilir.

Franz Brentano Eserleri

  1. Psychologie vom empirisehen Standpunkt, 1874, (“Deneysel Açıdan Ruhbilim”);
  2. Urs- prung sittlicher Erkenntuis, 1889, (“Ahlak Bilgisinin Kaynağı”); 
  3. Von der Klassifikation der psyehisehen Pbaenomene, 1911, (“Fiziksel Fenomenlerin Düzenlenmesi”); 
  4. Grundlegung und Aufbau der Ethik, (“Etiğin Yapısı ve Temellendirilmesi”).

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, Anadolu yayıncılık, 1983

Yorumlar kapalı.